7:50 am - DÜĞÜNÜMÜZ VAR
7:44 pm - BU AY YOKSULA ÇİFTE FATURA! Yoksul, daha da yoksullaştırıldı
9:42 pm - MOTORİNİN LİTRE FİYATINA BU GECEDEN İTİBAREN 3 TL ZAM: Litre fiyatına doğrudan yansıyacak
9:17 pm - ÇAYKUR’DAN KURU ÇAYA ZAM: 3 ayda yüzde 45,5 zam
10:15 am - VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI
10:10 am - ENFLASYON AÇIKLANDI: Emekli ve memur zammı belli oldu
9:14 am - 3 KAŞIK YURTTAŞA. 10 KAŞIK ZAMLARA!
9:12 am - BENZİNE ZAM GELDİ: Fiyatlar gece yarısı değişti
9:09 am - MUAYENE KATILIM ÜCRETLERİ ZAMLANDI: Sağlıkta yük yine hastanın sırtında
9:07 am - KÂR BÜYÜDÜ SOFRALAR KÜÇÜLDÜ
Temmuz ayında asgari ücrette artış olmayacağı netleşirken, 19 milyona yakın işçi hiç zam alamayacak.
6 milyonu bulan memur ve memur emeklisi ile sosyal yardım alan milyonlarca yurttaş ise resmi enflasyonun altında artışlarla yaşamaya çalışacak.
Bu tablo AKP hükümetinin ısrarla sürdürdüğü kemer sıkma politikasının ve siyasi tercihin doğrudan sonucu. Bu tabloda konfederasyon ve sendikaların suskunluğu ve zaafının payı ise yadsınamaz bir gerçek.

Milyonlarca emekçi, emekli ve sosyal yardım alan yurttaş bu haftayı bekliyor. Bu hafta, 3 Temmuz 2026 Cuma günü 6 aylık resmi enflasyon oranları (TÜFE) açıklanacak. Bilindiği gibi Türkiye dünyada enflasyon rekoruna sahip bir ülke.
Türkiye, ABD saldırısı ve ambargosu altındaki İran hariç Kuzey yarımkürede en yüksek enflasyona sahip ülke. OECD, Avrupa, Akdeniz ve Balkan ülkeleri arasında Türkiye’nin enflasyonuna yaklaşabilen başka bir ülke yok.
3 yıldır ekonomi yönetiminde olan Şimşek ve ekibi dezenflasyon adı altında sert bir kemer sıkma politikası uyguluyor. Şüphesiz bu ekonomi politikasının sorumluluğu AKP hükümetine ait. Şimşek ekibi işin sertlik dozunu ayarlayan teknisyenler.
Bilindiği gibi Ocak ve Temmuz ayları emeğiyle geçinenler, emekliler ve tüm yurttaşlar için hayati aylardır. Türkiye’de işçi ücretleri, memur maaşları ve emekli aylıkları ile çeşitli sosyal yardımlar genellikle Ocak ve Temmuz dönemlerinde ve genellikle resmi enflasyon esas alınarak belirleniyor. Şimdi Temmuz ayı geldi çattı. Milyonlarca işçinin, memurun ve emeklinin gelirlerinin ne kadar artacağı birkaç gün içinde belli olacak.
Açıklanacak enflasyon oranına göre oran ve miktarlarda küçük değişiklikler olabilir ancak işin rengi belli oldu. Önce Temmuz ayında milyonlarca işçiyi, memuru ve emekliyi bekleyen büyük şoku yazayım:
Milyonlar o tartışmalı resmi enflasyon kadar zam bile alamayacak. Evet yanlış duymadınız o şaibeli, tartışmalı enflasyon oranında ücret, maaş ve emekli aylığı zammı almak bu Temmuz’da hayal! Temmuz 2026’da kemerler bir kez daha sıkılacak. Temmuz ayı geldi çattı.
ÜCRETLERE SIFIR ZAM!
Gelirleri sabit olan ve belirli dönemlerde artabilen çeşitli sosyal gruplardan söz etmek mümkün: İşçi ücretleri, memur maaşları ve emekli aylıkları ile sosyal yardım alan yurttaşlar. Kuşkusuz bunlar içinde en büyük grubu bağımlı çalışan ve ücretleri yıllık veya 6 aylık artan işçiler oluşturuyor.
İşçi ücretleri için en önemli faktör asgari ücret. Bilindiği gibi Türkiye’de asgari ücret yaygın bir ücret durumunda.
Gerek Merkez Bankası ile DİSK-AR ve gerekse çeşitli bağımsız araştırmalar Türkiye’de asgari ücret civarında ücretle çalışanların işçilerin oranının yüzde 50’sinden fazla olduğunu gösteriyor. Bu durum Türkiye’de asgari ücreti çok önemli bir ücret çıpası ve belirleyicisi haline getiriyor. Asgari ücret artışı genel ücret düzeyindeki artışı belirliyor.
Asgari ücret şeklen Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından, son yıllarda ise izlenen ekonomi politikasına bağlı olarak fiilen hükümet tarafından tek başına belirleniyor.
Asgari ücret, AKP hükümetinin siyasi ihtiyacına göre, bazen yılda iki kez (Ocak ve Temmuz) bazen de yılda bir kez (Ocak) belirleniyor. 2022 ve 2023 yıllarında yılda 2 kez saptanan asgari ücret 2024 ve 2025 yıllarında ise yılda 1 kez saptandı. Peki 2026’de ne olacak?
AKP hükümetinin Temmuz 2026’da asgari ücrette herhangi bir artış öngörmediği biliniyor. Dolayısıyla asgari ücretle çalışanlar yıl sonuna kadar 28.075 TL ile çalışmaya ve yaşamaya devam edecekler.
ASGARİ ÜCRET KİLİDİ KAPALI!
Ancak asgari ücret sadece asgari ücret değil. Asgari ücret bir memleket meselesi.
Asgari ücretten yüksek ücret alanlar 3 gruba ayrılıyor.
Bunlar kamu işçileri,
Özel sektördeki sendikalı işçiler,
Özel sektördeki sendikasız işçiler.
Kamu işçileri sendikalı ve toplu iş sözleşmesi kapsamında. Onlar toplu iş sözleşmesinin yürürlük dönemine bağlı olarak veya eylül ayında ücret zammı alacaklar.
Özel sektördeki toplam işçi sayısı ise (sigortasızlar dahil) 19 milyon civarında. Bunlardan toplu iş sözleşmesi kapsamında olanların sayısı 600-700.000 civarında. Bunların da bir bölümü Temmuz’da bir bölümü Eylül’de zam alacak.
Geldik en büyük dilime.
Sendikasız özel sektör işçilerine: 19 milyon civarında işçiden söz ediyoruz. Bunların kaderi asgari ücrete bağlı. Ya doğrudan asgari ücrette bağlı olarak ücretleri artıyor veya asgari ücret artışı bir kılavuz oluyor ve özel sektördeki diğer ücretler asgari ücreti takip ediyor.
Asgari ücrete yılda 2 kez artış yapıldığında yılın 2‘nci yarısında anlamlı bir ortalama kazanç artışı yaşanırken yılda tek artış yapıldığında yılın 2‘nci yarısında işçi ücretleri çok az artıyor.
Dolayısıyla asgari ücret artışı suyun başıdır. Asgari ücrete zam yoksa diğer ücretlere de pek zam olmuyor. Bunu 2022-2026 dönemi SGK verilerinden görmek mümkün. Ücret artışları genellikle bir önceki 6 ayda yaşanan enflasyona göre değerlendirilir. Yazıdaki tabloda yılında ilk yarısında yaşanan enflasyon ile yılın ikinci yarısındaki ortalama kazanç artışları karşılaştırılıyor.
Örneğin, asgari ücrete Temmuz ayında 2‘nci kez artış yapılan 2022 ve 2023 yıllarında yılın 2‘nci yarısındaki ortalama ücret artışları resmi enflasyon civarında gerçekleşirken asgari ücrete 2’nci kez zam yapılmayan yıllarda (2024 ve 2025) ortalama kazançlar enflasyonun çok altında kalıyor.
2022 yılında yılın ilk 6 ayında enflasyon oranı yüzde 45,7 iken asgari ücrete 2’nci kez zam yapılması nedeniyle ortalama ücret kazançları yılın 2‘nci yarısında yüzde 33,5 oranında arttı.
Ortalama ücret artışları enflasyonun bir miktar altında kalsa da asgari ücrete 2‘nci i kez zam yapılması önemli bir telafi mekanizması oluşturdu. 2023 yılında ilk 6 ayın enflasyon oranı yüzde 31,1 iken yılın 2‘nci yarısında ortalama ücret artışı yüzde 38,4 oldu.
Ancak asgari ücrete tek zam yapılan 2024 ve 2025 yıllarında ise tam bir felaket yaşandı. 2024 yılının ilk 6 ayında 26,8 oranında 6 aylık enflasyon gerçekleşmesine rağmen 2024 yılının 2‘nci 6 ayında ortalama ücret kazancındaki artış yüzde 7,2 düzeyinde kaldı.
Aynı şekilde 2025 yılının ilk 6 ayında resmi enflasyon yüzde 19,1 olmasına rağmen ortama ücret kazançları yüzde 3,7’de kaldı (Tablo).
Bu artışların da büyük ölçüde kamu ve özel sektördeki sendikalı işçilerin ücret artışlarından kaynaklandığını söylemek mümkün. Muhtemelen 2026 yılının 2‘nci 6 ayında da ortalama ücret kazanç artışları enflasyonun çok çok altında kalacak.
Kısaca yılın 2‘nci yarısında asgari ücrette artış yoksa diğer ücretlere de zam yapılmıyor. Asgari ücret diğer ücretlerdeki artışının kilididir.
Temmuz 2026’da hükümet bu kilidi kapalı tutacak. Asgari ücret artmayacak ve sendikalı işçiler dışında kimse zam alamayacak. Tekrar yazayım. 19 milyon civarında işçi sıfır zam alacak!
MEMURLAR VE EMEKLİLERE DE SOĞUK DUŞ!
Temmuz’daki vahamet sadece işçiler için değil. 6 milyon civarında kamu görevlisi (memur) ve onların emeklilerini de soğuk duş bekliyor.
Temmuz 2026’da memurlar ve onların emeklileri resmi enflasyonun yaklaşık 4 ila 4,5 puan altında artış alacaklar. 6 aylık enflasyon yüzde 18-19 arasında olursa memur ve memur emeklilerinin yüzde 14-15 arasında artış alacağını söylemek mümkün.
Böylece ilave ödeme mağduru olan ve bu nedenle emekli aylıkları ciddi biçimde düşen emekli memurlar bir darbe daha yiyecek.
EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI MUAMMASI
TÜİK tarafından açıklanacak 6 aylık resmi enflasyon kadar zam alacak olanlar sadece işçi ve BAĞ-KUR emeklileri. Onların aylıkları tamı tamına resmi enflasyon kadar artacak. 3 Temmuz’da TÜİK ne diyorsa o kadar zam alacaklar. Ancak büyüme ve refah payı yok. Ülke büyüse de emeklilere bir faydası yok.
BURADA ZURNANIN ZIRT DEDİĞİ YER İSE EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI TUTARI
Bilindiği gibi en düşük emekli aylığı enflasyona göre değil yasal bir düzenlemeyle artıyor. Oysa en düşük emekli aylığının sabit bir mekanizmaya bağlanması şart. Örneğin, en az enflasyon ve büyüme oranı kadar artırılması mümkün olabilir.
AKP Hükümeti otomatik bir mekanizma yerine çeşitli dönemlerde özel yasal düzenlemelerle artış yapıyor. Böylece en düşük emekli aylığı bir siyasi lütuf olarak görülüyor.
Ancak Temmuz 2026’da en düşük emekli aylığının artıp artmayacağı muamma. Hükümetin bu konuda ne yapacağı bilinmiyor. Eğer en düşük emekli aylığı için bir düzenleme yapılmazsa milyonlarca emekli sıfır zam alabilir.
ARTÇI DEPREMLER!
Asgari ücrette zam yapılmaması veya memur maaş artışının enflasyon düşük kalması başka gelir türlerinde de gerilemeye yol açacak, artçı depremler yaratacak. Çünkü asgari ücrete ve memur maaş artışına bağlı çok sayıda sosyal gelir var.
BUNLARDAN İLKİ İŞSİZLİK ÖDENEĞİ
İşsizlik ödeneği asgari ücrete endeksli. Asgari ücret artmazsa işsizlik ödeneği de artmayacak. SGK prim gelirlerinin önemli bir bölümü de asgari ücrete endeksli. Dolayısıyla asgari ücret artmazsa SGK prim gelirleri de artmayacak ve bu durum emekli aylıkları için “yeterli para yok” bahanesini güçlendirecek.
Dahası sosyal yardımlar için hane gelir eşikleri asgari ücrete bağlı olarak belirlendiği, engelli bakım aylıkları dahil çeşitli sosyal yardımların hesabında ve gelir testinde asgari ücret dikkate alındığı için asgari ücretin artmaması engelli bakım aylıklarını ve diğer sosyal yardımları da olumsuz etkileyecek.
Memur maaş artışının enflasyonun altında kalması nedeniyle kamu görevlilerinin ikramiyesi ile işçilerin kıdem tazminatını da olumsuz etkilenecek. Çünkü bu 2 tazminat da memur maaş artışına endeksli.
2026 yılının 2‘nci yarısında emekli olacak memurlar ve işçilerin ikramiye ve kıdem tazminatları artışı da enflasyonun altında kalacak.
Ayrıca 65 yaş aylığı, engelli bakım aylığı ve çeşitli sosyal yardım artışları da memur maaş artışına bağlı. Bunlar da enflasyondan az artacak.
SENDİKALARIN ZAAFI VE SORUMLULUĞU
Temmuz 2026’da milyonlarca çalışanı, emekliyi ve sosyal yardım alan yurttaşı bekleyen büyük şokun ve hayal kırıklığının asıl sebebinin hükümetin ekonomi politikası olduğuna şüphe yok.
Ancak bu konularda sendikaların sorumluluğun ve suskunluğunun özel olarak vurgulanması gerekir. 19 milyon işçi sıfır zam, 6 milyon memur ve emeklisi ile milyonlarca yurttaş enflasyondan düşük zam ve sosyal yardım artış oranı tehlikesi ile yüz yüzeyken sendikalar ne yapıyor?
Asgari ücretin muhatabı Türk-İş tam bir sessizlik içinde.
Yeri göğü inletmesi gereken ülkenin en büyük konfederasyonu yaz rehavetinde. Hak-İş de öyle.
Hakkını vermek lazım. DİSK asgari ücretin artması ve vergi adaleti için eylemler ve açıklamalar yapmaya devam ediyor ancak bunlar çok cılız eylemler olarak kalıyor. Dahası diğer emek eylemleriyle dayanışma konusunda zaaf yaşayan DİSK’in eylemleri etkili ve kapsayıcısı olamıyor.
Memurların yaşadığı büyük kayıplar konusunda ise yetki konfederasyon Memur-Sen yazılı açıklama dışında kılını kıpırdatmıyor.
Birleşik Kamu-İş ve KESK’in eylemleri de sınırlı kalıyor. Emekli örgütleri protesto eylemleri yapıyor ancak yaygın ve etkili değil. Emek hareketi giderek zorlaşan çalışma ve yaşam şartları karşısında birleşik ve etkili bir emek mücadelesi örgütlemek konusunda büyük zaaf sergiliyor.
Kuşkusuz burada herkes biraz hacmiyle orantılı sorumluluğa sahip. Ancak mesele sadece hacim ve nicelik sorunu değil. Memleketin pek çok yerinde etkili emek eylemleri de yaşanıyor. Madencilerin ve özel okul öğretmenlerinin eylemleri niceliğin değil niteliğin önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
İşçilerin, çalışanların, emeklilerin ve vatandaşın haklarını savunmak için mücadele etmek isteyenler için yeterince iyi ve cesaret verici örnek var.
Temmuz ayında pahalılık var, dünyanın en yüksek enflasyonlarından biri var ama işçiye zam yok, milyonlarca emekliye enflasyondan düşük zam var.
