7:50 am - DÜĞÜNÜMÜZ VAR
7:44 pm - BU AY YOKSULA ÇİFTE FATURA! Yoksul, daha da yoksullaştırıldı
9:42 pm - MOTORİNİN LİTRE FİYATINA BU GECEDEN İTİBAREN 3 TL ZAM: Litre fiyatına doğrudan yansıyacak
9:17 pm - ÇAYKUR’DAN KURU ÇAYA ZAM: 3 ayda yüzde 45,5 zam
10:15 am - VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI
10:10 am - ENFLASYON AÇIKLANDI: Emekli ve memur zammı belli oldu
9:14 am - 3 KAŞIK YURTTAŞA. 10 KAŞIK ZAMLARA!
9:12 am - BENZİNE ZAM GELDİ: Fiyatlar gece yarısı değişti
9:09 am - MUAYENE KATILIM ÜCRETLERİ ZAMLANDI: Sağlıkta yük yine hastanın sırtında
9:07 am - KÂR BÜYÜDÜ SOFRALAR KÜÇÜLDÜ
DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), “İşçi Sınıfının Geçim Krizi Raporu: Asgari ücret, vergi, emeklilik” başlıklı yeni raporunu yayımladı..
Rapora göre, asgari ücret açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının dörtte biri düzeyinde. Türkiye’de işçilerin şirketlerden daha fazla vergi verdiği belirtilen raporda, her 3 emekliden 2’sinin çalışmak zorunda olduğu kaydedildi.
Raporda, “Asgari ücret, toplumun çok geniş bir kesimini doğrudan ilgilendiren bir gösterge hâline gelmiştir.
Avrupa’da açık ara en yüksek asgari ücret kapsamına sahip Türkiye, giderek derinleşen bir “asgari ücretliler ülkesi”ne dönüşmüştür. Bunun nedeni toplu iş sözleşmesi kapsamının son derece dar kalmasıdır.
Sendikasızlaştırma ve güvencesizleştirme politikaları sonucunda asgari ücret fiilen ortalama ücret hâline gelmiş; işçilerin büyük çoğunluğu açlık sınırının altında bir gelirle geçinmek zorunda bırakılmıştır.
2026 yılında daha belirlendiği gün açlık sınırının altında olan net asgari ücret, yılın beşinci ayı itibarıyla yoksulluk sınırının yalnızca dörtte birine karşılık gelmektedir.
Öte yandan büyümeden pay alması gereken işçiler, tam aksine büyümeden dışlanmaktadır. Bu nedenle asgari ücret, kişi başına milli gelire göre de erimektedir” denildi.
“Vergi sistemi bu eşitsizliği daha da derinleştirmektedir” denilen raporda, “İşçiler bir yandan düşük ücretlerle geçinmeye çalışırken öte yandan giderek ağırlaşan bir vergi yükü altında ezilmektedir. Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sistem kurulmuştur. Yıllardır gelir vergisi tarife dilimleri az artırılarak, vergi tarife oranları yüksek tutularak, asgari ücret istisnası çalışanlar aleyhine uygulanarak çalışanların vergi yükü artırılmıştır.
Büyük servetlere dokunulmamış, vergi yükü tabana yayılmıştır. Ücretliler şirketlerden daha fazla vergi öder hâle getirilmiştir” ifadelerine yer verildi.
Raporda şunlar kaydedildi: “Emeklilik sistemi de bu genel tablonun dışında değildir. Onlarca yıl çalışmış, prim ödemiş ve ülkenin büyümesine katkıda bulunmuş milyonlarca emekli, bugün sefalet içinde yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır.
Emekli aylıkları asgari ücretin altına düşmüş, SGK’nin prim gelirleri artmasına karşın bu artış emeklilere yansıtılmamıştır. Emeklilik bir dinlenme ve güvence hakkı olmaktan çıkmış; her 3 emekliden 2’si geçimini sağlayabilmek için yeniden çalışmak zorunda bırakılmıştır.”
Raporda yer alan bulgular şöyle:
1- ASGARİ ÜCRET
2- VERGİ SİSTEMİ
3- EMEKLİLİK SİSTEMİ
• Düşük aylıklar nedeniyle çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı 2002’de yüzde 36,6 iken 2025’te yüzde 69,5’e çıkmıştır. Her üç emekliden ikisi çalışmak zorunda bırakılmaktadır
