9:44 pm - DÜĞÜNÜMÜZ VAR
8:54 pm - PEHLEVAN’DAN FINDIK FİYATINA SERT TEPKİ: “Sandık geldiğinde oy kullanacak olanlar Salah değil”
6:59 pm - YUSUF TEKİN’DEN GENELGE: Okullarda öğrenciler, öğretmenler ve veliler için yeni dönem
6:27 pm - TARİH VERİLDİ: ELEKTRİĞE BÜYÜK ZAM YOLDA!
6:30 pm - BİRLEŞİK METAL-İŞ SINIF ARAŞTIRMALARI MERKEZİ (BİSAM) AÇIKLADI: Açlık sınırı 37.000 TL’yi aştı
1:20 pm - GEÇMİŞ OLSUN
12:56 pm - GEÇMİŞ OLSUN
12:53 pm - GEÇMİŞ OLSUN
8:52 pm - TAHMİN FALINDA HALK YOK: Hesap emekçiye kesildi
12:49 pm - SAMSUN’DA 2026 FINDIK YEVMİYESİ BELLİ OLDU

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin fındık fiyatını 250 TL olarak açıklamasına sert tepki gösterdi.
Pehlevan, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını savunarak, Trabzon’da fındık üreticisine seçimden seçime değil her zaman sahip çıkılması gerektiğini söyledi.
ÇAĞRI AKTAŞ 19.08.2026- 13:56 19.08.2026- 16:28 2
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, fındık fiyatları üzerinden üreticinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Pehlevan, açıklamasında 2025 yılında fındığın 350 TL olduğunu, 2026 yılında ise fiyatın 155 TL’ye kadar gerilediğini belirterek, aradan yalnızca bir yıl geçmesine rağmen fiyatın neredeyse yarıya düştüğünü ifade etti.
“FINDIK AYNI FINDIK, ÜRETİCİNİN EMEĞİ AYNI EMEK”
Pehlevan, üretim maliyetlerinin artmasına rağmen fındık fiyatının gerilemesini eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“2025 yılında fındık 350 TL, 2026’da 155 lira. Aradan sadece bir yıl geçti. Ne olduysa oldu, fındığın fiyatı bir anda yarıya doğru geriledi. Çünkü çiftçinin kara gün dostu Toprak Mahsulleri Ofisi devreye girdi.
Fındık aynı fındık, toprak aynı toprak, üreticinin emeği aynı emek. Gübre aynı gübre, ilaç aynı ilaç, mazot aynı mazot. Para birimi bakımından fiyatlar uçmuş. Hatta üreticinin belindeki ağrı bile aynı.”
Fındık fiyatındaki düşüşün üreticiyi zor durumda bıraktığını savunan Pehlevan, “Acaba geçen yıl fındık çok mu değerliydi, yoksa bu yıl üretici mi değersizleşti?” diye sordu.
“ÜRETMEK ZORUNDA OLMASI ÜRETİCİNİN EN BÜYÜK ZAAFI”
Üreticinin ekonomik şartlar nedeniyle ürününü satmak zorunda kaldığını kaydeden Pehlevan, şu değerlendirmede bulundu:
“Belki de üretici 350 lirayı görünce fazla umutlandı. Belki de birileri, ‘Nasıl olsa unutur, nasıl olsa satar, nasıl olsa mecbur’ diye düşündü. Çünkü üreticinin en büyük zaafı galiba hâlâ aynı: Üretmek zorunda olması.
Üretici fındığa masrafını yaptı. Satmazsa borcunu ödeyemiyor, satsa emeğinin karşılığını alamıyor, beklese masrafı artıyor, erken satsa fiyatı düşüyor. Yani seçenekler değişiyor ama sonuç pek değişmiyor.”
“ÜRETİCİ ÇOĞU ZAMAN SEYREDİYOR”
Pehlevan, üreticinin fiyat belirleme sürecindeki konumuna da dikkat çekerek, “Çoğu zaman seyrediyor. Birileri fiyat açıklıyor, üretici bekliyor. Birileri rekolte açıklıyor, üretici bekliyor. Birileri ‘piyasa şartları’ diyor, üretici yine bekliyor. Sonra da hep birlikte ‘Allah bereket versin’ diyoruz” ifadelerini kullandı.
Pehlevan, “Elbette Allah bereket versin. Ama insanın aklına şu soru da geliyor: Bereket sadece üreticinin bahçesine mi uğruyor, yoksa ürünün fiyatına uğramadan başka yerlere mi gidiyor?” dedi.
TRABZONSPOR ÜZERİNDEN DİKKAT ÇEKEN KARŞILAŞTIRMA
Açıklamasında Trabzonspor üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Pehlevan, Trabzon’a transfer edilen futbolcuların şehirle bağlantılarının araştırılmasının ve bundan gurur duyulmasının güzel olduğunu belirtti.
PEHLEVAN, ŞUNLARI SÖYLEDİ:
“Dedeleri Trabzon’dan çıkan bir futbolcunun Trabzon’a gelmesi bile büyük bir heyecan yaratabiliyor. Buna da eyvallah. Ama insan ister istemez şunu sormadan edemiyor: Dedeleri Trabzon’dan çıkan bir futbolcuyla övünenler, dededen toruna ömrünü Trabzon’a, Trabzonspor’a ve bu şehrin gerçek sahiplerine adamış insanlarla da biraz olsun övünse nasıl olur?”
Trabzonspor’a gelen futbolculara gösterilen ilginin bir kısmının yıllardır Trabzon’un bahçelerinde çalışan fındık üreticilerine de gösterilmesi gerektiğini savunan Pehlevan, “Bir futbolcunun Trabzon’la olan bağı gurur vesilesi oluyorsa, nesillerden beri Trabzon’da yaşayan, bu toprağı işleyen, fındık üreten insanın Trabzon’la bağı neden daha az kıymetli olsun?” ifadelerini kullandı.
“FUTBOLCU SAHADA, ÜRETİCİ BAHÇEDE MÜCADELE EDİYOR”
Pehlevan açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Futbolcu sahada mücadele ediyor, üretici bahçede. Futbolcu formasını terletiyor, üretici toprağı. Biri 90 dakika mücadele ediyor, diğeri aylarca, hatta bir ömür.
Trabzonspor kazandığında sokaklara çıkıyor, bayraklarımızı asıyor, seviniyoruz. Peki Trabzon’un fındık üreticisi kazandığında, yani emeğinin karşılığını aldığında neden aynı ölçüde sevinmiyoruz?”
“Sandık geldiğinde oy kullanacak olanlar Salah değil”
Seçim dönemlerine de gönderme yapan Pehlevan, Trabzon’da yaşayan ve üreten insanların unutulmaması gerektiğini belirtti.
Pehlevan, şu ifadeleri kullandı:
“Hele bir de seçim zamanı gelince bir şeyi de unutmamak lazım. Trabzon’un nüfus kâğıdında Trabzon yazan, bu şehirde doğmuş, büyümüş, yaşayan, çalışan, üreten insanlar var.
Size oyu ve oyları verecek olanlar Salah değil. Salah’ın Trabzon’a gelmesi elbette güzel bir hikâye olabilir. Dedelerinin Trabzon’dan çıkmış olması da elbette güzel bir ayrıntıdır.
Ama sandık geldiğinde oy kullanacak olanlar Trabzon’un insanlarıdır. Bahçesinde fındık üretenlerdir, yağmurda, çamurda çalışanlardır, bu şehrin sokaklarında yaşayanlardır, vergisini verenlerdir, çocuğunu burada fındık parasıyla okutanlardır. Kısacası nüfus kâğıdında Trabzon yazan ve hayatını Trabzon’a bağlayanlardır.”
“ÜRETİCİNİN İSTEDİĞİ AYRICALIK DEĞİL”
Trabzon’un üreticisine hak ettiği değerin verilmesi gerektiğini vurgulayan Pehlevan, “Seçimden seçime hatırlanan üreticinin, seçimden seçime verilen sözlerle karnı doymuyor.
Üreticinin istediği ayrıcalık değil, emeğinin karşılığını istiyor, fındığının gerçek değerini istiyor, çocuğunun geleceğinden endişe etmeden üretmek istiyor” dedi.
“ASIL MESELE ÜRETİCİNİN NEDEN YETERİNCE SES ÇIKARAMADIĞI”
Pehlevan, asıl sorunun yalnızca fındık fiyatındaki düşüş olmadığını savunarak şunları kaydetti:
“Asıl mesele belki de fındığın fiyatının yarıya inmesi değil. Asıl mesele, üreticinin buna karşı neden yeterince ses çıkaramadığıdır. Üretici örgütlü değilse, güçlü bir pazarlık gücü yoksa ve ‘nasıl olsa satmak zorundayım’ psikolojisinden kurtulamıyorsa, fiyatı belirleyen taraf üretici olmaktan çıkıyor.”
“FINDIK ÜRETİCİSİ ÇALIŞIYOR, DEVLET SEYREDİYOR”
Ortaya çıkan tabloyu eleştiren Pehlevan, “Fındık üreticisi çalışıyor, tüccar bekliyor, sanayici hesap yapıyor, ihracatçı pazarlıyor, devlet seyrediyor, üretici ise bütün bunların sonunda elindeki fındığın fiyatını merak ediyor” ifadelerini kullandı.
Üreticiye zaman zaman “Niye örgütlenmiyorsun?” ve “Niye hakkını aramıyorsun?” sorularının yöneltildiğini belirten Pehlevan, “Haklı sorular. Ama bir soru daha sormak gerekiyor: Üreticinin hakkını arayabilmesi için gerekli ekonomik ve örgütsel güç neden yıllardır oluşturulamadı?” diye konuştu.
FİSKOBİRLİK vurgusu
Pehlevan, üreticinin ilgisizliği kadar üreticiyi ilgisizliğe ve çaresizliğe mahkûm eden düzenin de konuşulması gerektiğini ifade ederek, 1938 yılında kurulan fındık üreticilerinin örgütü ve dünya markası FİSKOBİRLİK’in çeşitli nedenlerden dolayı etkisiz hale getirilmeye çalışıldığını savundu.
“2025 yılında 350 TL olan fındık 2026 yılında 155 TL’ye inmişse yalnızca fındığın fiyatıysa mesele ekonomik. Ama üreticinin emeğinin değeri de aynı hızla düşüyorsa işte o zaman mesele çok daha büyük” dedi.
“DEĞERLENEN FINDIK MI, DEĞERİ DÜŞÜRÜLEN EMEĞİM Mİ?”
Fındık üreticisinin gelecek yıl da üretmeye devam edeceğini belirten Pehlevan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Yarın yine fındık üreticisi bahçesine girecek, budayacak, gübreleyecek, ilaçlayacak, temizleyecek, hasat edecek. Sonra yine bekleyecek ve belki gelecek yıl fındığın fiyatı yeniden yükselecek.
O zaman da hep birlikte, ‘Bakın, fındık ne kadar değerlendi’ diyeceğiz. Oysa üretici belki de sadece şunu söyleyecek: ‘Değerlenen fındık mı, yoksa geçen yıl değeri düşürülen emeğim mi?’”
“TRABZON’UN GERÇEK HİKÂYESİ BAHÇELERDE VE ALIN TERİNDE DE YAZILIYOR”
Pehlevan, açıklamasının sonunda Trabzonspor sevgisi ile kentin üreticilerine gösterilmesi gereken vefanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Trabzonspor sevdası bizim için ne kadar büyükse, Trabzon’un gerçek sahiplerine ve bu toprağın gerçek üreticisine olan vefa borcumuz da o kadar büyük değil mi?” diye soran Pehlevan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Dedeleri Trabzon’dan çıkanlarla övünmek güzel. Ama dededen toruna Trabzon’da yaşayan, bu şehre ve Trabzonspor’a gönül veren, toprağını işleyen, fındık üreten insanları unutmamak daha güzel.
Çünkü unutmayalım: Sahada Trabzonspor için tezahürat yapan da, bahçede fındık için ter döken de bu şehrin insanıdır.
Ve sandık geldiğinde size oyu ve oyları verecek olanlar Salah değil; nüfus kâğıdında ‘Trabzon’ yazanlardır. O halde seçimden seçime değil, her zaman hatırlayın. Fındık üreticisine biraz sahip çıkın. Biraz değer verin. Çünkü Trabzon’un gerçek hikâyesi sadece sahada değil; bahçelerde, tarlalarda ve alın terinde de yazılıyor.”
