6:30 pm - BİRLEŞİK METAL-İŞ SINIF ARAŞTIRMALARI MERKEZİ (BİSAM) AÇIKLADI: Açlık sınırı 37.000 TL’yi aştı
1:20 pm - GEÇMİŞ OLSUN
12:56 pm - GEÇMİŞ OLSUN
12:53 pm - GEÇMİŞ OLSUN
8:52 pm - TAHMİN FALINDA HALK YOK: Hesap emekçiye kesildi
12:49 pm - SAMSUN’DA 2026 FINDIK YEVMİYESİ BELLİ OLDU
11:13 am - AKARYAKITTA ZAMLAR BAŞ DÖNDÜRÜYOR: Motorin 80 lirayı aştı!
10:08 pm - TRABZON’DA O TARİHLERDE DENİZE GİRMEK YASAK! | İl genelinde beklenen meteorolojik olumsuzluklar
8:33 pm - DÜĞÜNÜMÜZ VAR
1:12 pm - TRABZON’DA PAZARA ÇIKMANIN FATURASI KABARDI! Sebzelerde en pahalı ürün 325 liraya satılan mantar
TRABZON EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU, TÜM EMEKLİLERİN SENDİKASI TRABZON ŞUBESİ, DİSK-DEV EMEKLİ SEN TRABZON ŞUBESİ VE KESK TRABZON ŞUBELER PLATFORMU TEMSİLCİLERİ Meydan Parkı’nda ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.
Ortak basın açıklamasında derinleşen ekonomik krize, fahiş fiyat artışlarına ve açıklanan resmi enflasyon verilerine tepki gösterdiler.
Kalabalık bir katılımın sağlandığı eylemde, hayat pahalılığının her geçen gün dayanılmaz hale geldiği vurgulanarak insanca yaşam koşulları için acil adımlar atılması çağrısında bulunuldu.
Katılımcılar, TÜİK enflasyonunun yaşam maliyetlerini yansıtmadığını savunarak kamu emekçileri için yüzde 35 ek zam istediler.
İkinci, aylık yüzde 1,78 olarak duyurulan enflasyon oranının vatandaşların çarşıda, pazarda ve mutfakta karşılaştığı fiyat artışlarını yansıtmadığını savunuldu.
Kamu emekçilerinin maaşlarının hızla eridiğini belirten İkinci, toplu sözleşme artışlarının gerçek yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını ifade ederek en az yüzde 35 oranında ek zam talebinde bulunuldu.

Platform adına açıklamayı Sözcü Muhammet İkinci yaptı. İkinci, Türkiye’de hayat pahalılığının her geçen gün arttığını belirterek temel ihtiyaçlara ulaşmanın çalışanlar, emekliler ve dar gelirli vatandaşlar açısından giderek zorlaştığını söyledi.
Mutfak harcamalarından kira giderlerine, pazardaki ürünlerden temel tüketim maddelerine kadar pek çok alanda yaşanan fiyat artışlarının maaşları erittiğini dile getirdi.
“GERÇEK ENFLASYON ÇARŞIDA, PAZARDA VE MUTFAKTA”
TÜİK’in temmuz ayı enflasyonunu aylık yüzde 1,78 olarak açıklamasına tepki gösteren Muhammet İkinci, resmî verilerle vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı ekonomik tablonun örtüşmediğini savundu.
İkinci, “Gerçek enflasyon çarşıda, pazarda ve mutfakta yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
Vatandaşların ekonomik gelişmeleri yalnızca açıklanan istatistiklerden değil, market kasalarında ödedikleri tutarlardan, pazar alışverişinden ve her ay yükselen kira giderlerinden takip ettiğini belirten İkinci, yaşam maliyetlerindeki artışın açıklanan oranların üzerinde hissedildiğini ifade etti.
HAYAT PAHALILIĞI TEMEL İHTİYAÇLARA ERİŞİMİ ZORLAŞTIRIYOR
Muhammet İkinci, gıda, barınma ve diğer temel ihtiyaçlardaki fiyat artışlarının vatandaşların yaşam koşullarını olumsuz etkilediğini belirtti. Gelirlerin aynı hızla yükselmemesi nedeniyle çalışanların satın alma gücünde ciddi kayıplar yaşandığını savundu.
Mutfak giderlerinin aile bütçelerinde giderek daha büyük bir yer tuttuğunu ifade eden İkinci, kira fiyatları ve temel tüketim ürünlerindeki artışların da çalışanların geçim şartlarını ağırlaştırdığını söyledi.
Ekonomik tablonun özellikle dar gelirli kesimler, emekliler ve kamu emekçileri üzerinde daha yoğun hissedildiğini belirtti.
KAMU EMEKÇİLERİNİN MAAŞLARININ ERİDİĞİNİ SAVUNDU
Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü İkinci, kamu emekçilerinin aldığı maaşların enflasyon karşısında hızla değer kaybettiğini söyledi. Toplu sözleşmelerle belirlenen zam oranlarının gerçek fiyat artışlarını karşılamadığını ileri sürdü.
Çalışanların yalnızca maaş artışına değil, alım güçlerini koruyacak kalıcı bir ücret politikasına ihtiyaç duyduğunu belirten İkinci, ücretlerin belirlenmesinde resmî enflasyonun yanı sıra gerçek yaşam maliyetlerinin esas alınması gerektiğini ifade etti.
İkinci, mevcut maaş artışlarıyla temel giderlerin karşılanmasının her geçen gün daha zor hale geldiğini savundu.
EN AZ YÜZDE 35 EK ZAM İSTENDİ
Platform adına taleplerini sıralayan Muhammet İkinci, kamu emekçilerinin maaşlarına en az yüzde 35 oranında ek zam yapılmasını istedi. İkinci, bu artışın çalışanların son dönemde yaşadığı satın alma gücü kayıplarının giderilmesi açısından gerekli olduğunu söyledi.
Ücretlerin vatandaşların gerçek yaşam koşulları ve temel ihtiyaç maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini dile getiren İkinci, maaş artışlarının açıklanan enflasyon verileriyle sınırlı tutulmasına karşı çıktı.
Platform, ek zam talebinin yanı sıra ücret politikalarının yeniden ele alınması çağrısında bulundu.
VERGİDE ADALET ÇAĞRISI YAPILDI
Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu’nun açıklamasında öne çıkan taleplerden biri de vergide adalet oldu. Muhammet İkinci, çalışanların gelirleri üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi ve daha adil bir vergi sisteminin oluşturulması gerektiğini belirtti.
Gelir dağılımındaki eşitsizliğin giderek derinleştiğini savunan İkinci, vergi politikalarının dar gelirli vatandaşlar ve çalışanlar üzerinde daha fazla baskı oluşturmaması gerektiğini söyledi.
Ekonomik yükün toplumun farklı kesimleri arasında adaletli biçimde paylaşılmasını isteyen İkinci, ücretlilerin korunmasına yönelik yeni düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu.
GÜVENCELİ İSTİHDAMIN YAYGINLAŞTIRILMASI İSTENDİ
Platformun talepleri arasında güvenceli istihdamın yaygınlaştırılması da yer aldı. İkinci, işsizlik ve yoksulluğun derinleştiğini belirterek çalışanların iş güvencesine sahip olduğu bir istihdam modelinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Geçici, güvencesiz ve düşük ücretli çalışma biçimlerinin vatandaşların geleceğe güvenle bakmasını zorlaştırdığını savunan İkinci, çalışma hayatında sosyal hakların ve güvencelerin artırılmasını istedi.
Kamu emekçilerinin yanı sıra bütün çalışanların insanca yaşam koşullarına ulaşabileceği bir ücret ve istihdam politikasına ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.
GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALETSİZLİĞE DİKKAT ÇEKİLDİ
Muhammet İkinci, Türkiye’de gelir dağılımındaki adaletsizliğin, işsizliğin ve yoksulluğun giderek arttığını söyledi. Ekonomik büyüme ve diğer göstergelerin toplumun bütün kesimlerine eşit şekilde yansımadığını ifade etti.
Çalışanların gelirlerinin temel ihtiyaçlar karşısında yetersiz kaldığını belirten İkinci, kamu emekçilerinin ve emeklilerin ekonomik koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklanan enflasyon rakamlarının ücret artışlarında temel alınmasının, gerçek kayıpları karşılamadığını ileri sürdü.
“MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Basın açıklamasının sonunda emek, demokrasi ve sosyal adalet vurgusu yapan Muhammet İkinci, platformun ekonomik ve sosyal haklar için mücadelesine devam edeceğini söyledi.
İnsanca yaşam koşullarının sağlanması için çalışanların, emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların taleplerinin dikkate alınması gerektiğini ifade eden İkinci, kamu emekçilerine ek zam yapılması, vergide adaletin sağlanması ve güvenceli istihdamın yaygınlaştırılması yönündeki taleplerini yineledi.
Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin vatandaşın günlük yaşamında karşılaştığı fiyat artışlarını yansıtmadığını savunarak kamu emekçilerine en az yüzde 35 ek zam çağrısında bulundu.
Platform, ücretlerin gerçek yaşam maliyetine göre belirlenmesini ve ekonomik koşulların çalışanlar lehine iyileştirilmesini istedi.

Platform sözcüsü Muhammet İkinci’nin Ardından konuşan Tüm Emeklilerin Sendikası Trabzon Şube Başkanı Sinan Hacıömeroğlu şu açılamada bulundu.
DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ, DEĞERLİ HALKIMIZ!
Ülkemizin bu günlere taşınmasında; alın teriyle, bilgisiyle, sağlığıyla ve ömrünün en güzel yıllarını harcayarak emek veren biz EMEKLİLER, emekliliğimizde insan onuruna yakışır bir yaşam sürme hakkımızı elimizden alan SİYASİ İKTİDARA feryadımızı haykırmak için meydanlara çıkmak zorunda bırakılmış durumdayız.
SUSMA HAYKIR, SEFALETE HAYIR
Her ay düzenli olarak açıklanan enflasyon rakamları; Ekonomist hocalarının Enflasyon Araştırma Grubu ENAG %3,07 açıklama yaparken; Siyasi iktidarın halkı kandırma aparatı olarak kullandığı TÜİK’in açıkladığı rakam %1,78’dir.
Pazarda, markette, eczanede ve kira öderken karşılaştığımız gerçek enflasyon, açıklanan rakamların çok üzerindedir.
TÜİK ELİNİ CEBİMİZDEN ÇEK
Milyonlarca emekli bugün açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadır. Elektrik, doğalgaz, kira, ulaşım, beslenme ve sağlık giderleri karşısında GELİRLERİMİZ her geçen gün biraz daha erimektedir.
Emekliler artık torunlarına harçlık vermeyi değil, kendi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeyi düşünür hale gelmiştir.
SARAYA DEĞİL, EMEKLİYE BÜTÇE
BU TABLO BİR KADER DEĞİLDİR
Bu tablo, yıllardır uygulanan sermaye yanlısı ekonomi politikalarının sonucudur.
AKP iktidarı döneminde sosyal güvenlik sisteminin milli gelirden aldığı pay azaltılmış, emeklilerin bütçeden aldığı pay sürekli geriletilmiştir. Ülke büyüdü denilirken emekliler yoksullaşmış, üretilen zenginlik bir avuç sermaye çevresine aktarılmıştır.
SERMAYEYE DEĞİL, EMEKLİYE BÜTÇE
Bu nedenle sosyal güvenlik ve emekliler için yapılan kamu harcamaları ciddi biçimde artırılmalıdır. Bütçeden sosyal güvenlik sistemine ve emeklilere ayrılan kaynaklar yükseltilmeli, emekliler ve sosyal güvenlik için yapılan kamu harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı artırılmalıdır.
Türkiye’de emekliler ve sosyal güvenlik için ayrılan kamu kaynaklarının oranı, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri ortalamasına ve ardından Avrupa ülkeleri düzeyine çok acele çıkarılmalıdır.
Emeklilerin insanca yaşayabilmesinin, sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesinin ve yaşlılıkta gelir güvencesinin sağlanmasının başka bir yolu yoktur.
EMEKLİNİN SESİ TİTRETECEK SARAYI
Bugün iktidar kaynak yetersizliğinden söz etmektedir. Oysa bütçede emekliler için bulunamayan kaynaklar; vergi aflarında, teşviklerde, garanti ödemelerinde, sermayeye sağlanan ayrıcalıklarda ve çeşitli kamu harcamalarında rahatlıkla bulunabilmektedir.
Türkiye’nin kaynak problemi yoktur, Sorun; var olan kaynakların yurttaşlar arasında eşit ve adil olarak dağıtılmadığında kaynaklanıyor.
Kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin şeffaflık ortadan kalkmış, bütçe halkın ihtiyaçlarından uzaklaştırılmıştır. Halkın vergileriyle oluşan kaynakların nerelere harcandığı yeterince açıklanmazken, sıra emeklilere geldiğinde tasarruf ve fedakârlık çağrıları yapılmaktadır.
Emekliler olarak soruyoruz:
Trilyonlarca lira sermayeye aktarılırken kaynak var da milyonlarca emeklinin insanca yaşayacağı bir gelir için neden kaynak yok?
Emeklilerin hakkı olan kaynaklar neden yıllardır başka alanlara aktarılmaktadır?
GELİRDE ADALET, HAKÇA BİR DÜZEN
Türkiye’de milyonlarca emekli açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilirken, emekliler her geçen gün daha da yoksullaşırken, sağlık ve eğitim hizmetleri olan kamu hizmetlerinin kâr amacı güden serbest piyasa kurallarına ve ticari ilişkilere devredilmesi, kaynakların savaş politikalarına ve askeri harcamalara ayrılması kabul edilemez.
AÇ KALAN BİR EMEKLİNİN GÜVENLİĞİ YOKTUR
İlacını alamayan bir emeklinin güvenliği yoktur.
Kirasını ödeyemeyen, barınma sorunu yaşayan bir emeklinin güvenliği yoktur.
Gerçek güvenlik; bağımsızlığın, demokrasinin, laikliğin, sosyal adaletin ve halkın refahının güvence altına alındığı bir ülkede mümkündür.
Milyonlarca emeklinin açlığa, yoksulluğa, hak gasplarına ve örgütlenme hakkının engellenmesine karşı vereceği mücadele ancak birleşik ve ortak bir mücadele hattıyla güç kazanabilir.
Bu nedenle taleplerimizi bir kez daha yineliyoruz:
*Hiçbir emekli yoksulluğa mahkûm edilmesin; en düşük emekli aylığı insanca yaşam koşullarını sağlayacak düzeye yükseltilsin.
*Sağlıkta katkı ve katılım payları kaldırılsın.
*5510 sayılı yasa emekliler lehine yeniden düzenlensin.
*Emeklilerin sendika kurma ve örgütlenme hakkı anayasal güvence altına alınsın.
—Zamlar kök maaşa değil, ele geçen son maaşa uygulansın.
*Sosyal güvenlik ve emekliler için bütçeden ayrılan pay artırılsın.
Taleplerimiz, yalnızca maaşlarımız için değil; çocuklarımızın, torunlarımızın ve ülkemizin geleceği içindir.
*Yoksulluğa teslim olmayacağız.
*Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz.
*Birleşik mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.
*Açıklanan enflasyon değil, yaşatılan yoksulluktur!
Geçinemiyoruz!
Korkmuyoruz!
Susmuyoruz!
SADAKA DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ
EMEKLİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ
TÜM EMEKLİLERİN SENDİKASI
TRABZON ŞUBESİ

DİSK DEV EMEKLİ-SEN Sendikası Trabzon Şube Başkanı Dilek Fidan ise konuşmasında; “Türkiye, her geçen gün açlık sınırının altına iten ve toplumsal yaşamı tahrip eden çok boyutlu bir ekonomik krizin kıskacındadır.
Bizler DİSK /DEV EMEKLİ-SEN olarak hakkımız olanı haykırmak ve sefalet aylıklarına boyun eğmeyeceğimizi ilan etmek için bugün buradayız. Bugün karşı karşıya kaldığımız toplumsal ve ekonomik tablonun adı “Sermayeye Hizmet Emekliye Sefalet” düzenidir. Bu düzen, üreteni değer yaratanı ve ömrünü geleceğine adamış olanları yok sayan buna karşılık bir avuç azınlığı daha da zenginleştiren bilinçli tercihlerin ürünüdür.
Ülkenin tüm kaynakları, halkın vergileri ve yıllarca döktüğümüz alın teri yerli ve yabancı sermaye çevrelerine yandaş holdinglere affedilen milyarlık borçlarla peşkeş çekilmektedir.
Sermayeye gelince sınır tanımayan fonlar, Emekliye geldiğinde kaynak yetersizliği masallarına sığınmaktadır. Milyonlarca emeklinin payına ise açlık yoksulluk düşmektedir.
Yıllarca eksiksiz ödediğimiz primlerin karşılığı olan emeklilik hakkı bugün siyasi iktidar tarafından bir yük bir lütufmuş gibi sunulmaktadır. Yıllarca bu ülkeye değer katanların hakları uyduruk intibak sistemleri formül oyunları ve TÜİK’in sipariş usulü veri tezgahlarıyla tek tek gasp edilmiştir.
Emekli aylıkları sefaletin resmi belgesi olan asgari ücretin bile fersah fersah altına itilmiştir. İnsanca yaşam bir yana hayatta sınırının altına mahkûm edilen bu komik aylıklar iktidarın gözünde emeklinin sadece bütçe yükü olduğunun itirafıdır. Bu sadece emeklinin değil koskoca bir toplumun geleceğinin umudunun ve yarınlarının yok edilmesidir.
Biz bu karanlığı bu geleceksizlik dayatmasını reddediyoruz. DİSK DEV EMEKLİ-SEN olarak tüm emeklileri sendikaları demokratik kitle örgütlerini meslek odalarını ve kalbi adaletten yana atan tüm halkımızı sesimizi birlikte yükseltmeye çağırıyoruz. Gün birleşme günüdür gün dayanışma örgütlenme ve meydanlarda omuz omuza durma günüdür.”
