11:40 am - ÜCRETLER YALNIZCA AYIN SONUNU DEĞİL, Açlık sınırını da göremiyor!
10:15 am - 5,1 MİLYON KİŞİ ÇALIŞMAK İÇİN İŞ ARIYOR | İş bulamayan milyonlar!
8:31 pm - TRABZON İL VE İLÇELERİ İÇİN 2026 YILI FINDIK HASAT TARİHLERİ BELLİ OLDU
4:55 pm - VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI
8:28 am - AKARYAKITTA ZAM BALYOZU İNDİ: Motorin 78 lirayı aştı
5:55 am - VEFAT VE BAŞAĞLIĞI
9:52 pm - AKARYAKITA SÜREKLİLEŞEN ZAMLAR VATANDAŞI DİZLERİNİN ÜSTÜNE ÇÖKERTTİ
9:35 pm - SUİÇMEZ’DEN TRABZON ŞEHİR HASTANESİ İÇİN SORU ÖNERGESİ; “Kayırmacılık şüpheleri artıyor”
*
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ‘geçim şartlarını’ ortaya koymak için her ay düzenli olarak yaptığı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Temmuz sonuçlarını açıkladı.
Buna göre Ankara’da yaşayan 4 kişilik bir ailenin; Sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 36.940 TL’ye,
Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 120.325 TL’ye
Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de 47.758 TL’ye, yükseldi.
Böylelikle açlık sınırı, 28.075 TL olan asgari ücretin 8.865 TL üzerine çıktı. Yılın ilk ayı ocakta aradaki fark 3.149 TL idi.
Ocakta açlık sınırı 31.224, yoksulluk sınırı 101.706, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de 40.541 TL’ydi.
TÜRK-İŞ Haziran’da da açlık sınırını 35.758 TL, yoksulluk sınırını 116.478 TL, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyetini’ de 46.248 TL olarak ölçmüştü.
TÜRK-İŞ, araştırma raporunda şunları kaydetti:
“Çalışanlar ve emekliler açısından gelirlerin hayat pahalılığı karşısında korunması ve alım gücünün güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Mevcut asgari ücret, temel ihtiyaçların karşılanmasında yetersiz kalırken, sabit gelirli çalışanlar da ücret artışlarının hayat pahalılığının gerisinde kalması nedeniyle aynı gelirle her geçen ay daha az mal ve hizmet satın alabilmektedir.
Asgari ücrete yılın ikinci yarısında artış yapılmaması, milyonlarca çalışanın alım gücünü daha da zayıflatmıştır. Bu nedenle asgari ücretin bölgesel olarak farklılaştırılması yönündeki tartışmalar yerine, çalışanların kendileri ve aileleriyle birlikte insana yakışır bir yaşam sürdürebilecekleri bir geçim ücreti düzeyine ulaştırılması öncelikli gündem olmalıdır.
Emekli aylıklarına ilişkin artış beklentileri ve kamuoyuna yansıyan düzenlemeler, emeklilerin yaşadığı geçim sorununu gidermeye tek başına yeterli olmayacaktır.
Gıda, barınma, ulaşım ve sağlık başta olmak üzere temel harcama kalemlerinde yaşanan yüksek maliyet artışları karşısında emekli aylıkları yetersiz kalmaya devam etmektedir.
Çalışanların ve emeklilerin insana yakışır yaşam koşullarına ulaşabilmesi için ücret ve aylıkların enflasyon karşısında korunması, alım gücünü sürdürülebilir biçimde destekleyecek ekonomik ve sosyal politikaların hayata geçirilmesi zorunluluk haline gelmiştir.”
