12:34 am - VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI
10:47 am - TÜİK AÇIKLADI: Mayıs’ta fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu
9:32 am - TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU (TÜİK), Mayıs ayı enflasyon rakamlarını
9:37 am - TÜİK, NİSAN AYINA İLİŞKİN İŞ GÜCÜ İSTATİSTİKLERİNİ AÇIKLADI: Gerçek işsizlik yüzde 30,1 oldu
8:59 am - AYM, SÜRESİZ NAFAKA DÜZENLEMESİNİ İPTAL ETTİ: Erkek egemen toplumun yasal adımları
11:35 am - YOKSULUN BÜTÇESİ EVE, FATURAYA, MUTFAĞA MAHKÛM: Vergi “temel tüketim”den değil, “servetten” alınmalı
4:49 pm - TÜRK-İŞ MAYIS AYI ARAŞTIRMASI: Açlık ve yoksulluk sınırında artış sürüyor!
10:51 pm - ÖLMEZSEN EĞER SENEYE GEL!
8:28 pm - DOĞU KARADENİZ YAYLALARINA KIŞ GERİ GELDİ! ‘Ya biz erken geldik ya da yaz gelmeyi unuttu’
Adaletsizliğin, hukuksuzluğun her geçen gün kök saldığı ülkemizde artık her adaletsizliğin mümkün olduğu bir gerçeği yaşıyoruz.
ABD’nin Ankara büyükelçisi Barrack bir sömürge valisi gibi Türkiye’nin monarşi ile yönetilmesini buyuruyor. Mutlak butlan kararı açıklanıyor.
Kanunla kurulan bir üniversite bir kararla kapatılabiliyor. Öğrencilerin, üniversite emekçilerinin tepkileri, eylemleri sonrası tekrar açılıyor. Kapatılırken de açılırken de en ufak bir açıklama yapma gereği dahi duyulmuyor.
7-8 Temmuz’da Türkiye’de yapılacak NATO zirvesi öncesi tüm kitlesel, sosyal ve kültürel etkinlikler yasaklanıyor.
Tüm bu alt üst oluş sırasında amaçlanan hedefin takvimi saat gibi işletiliyor. Yeni rejimin inşa ve kalıcılaştırmasına uygun bir şekilde yeni bir emek, istihdam, kölelik rejimi eğitim politikaları adıyla hayata geçiriliyor.

22 Mayıs’ta MÜSİAD ile Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) arasında “Mesleki Eğitimde İstihdam Odaklı İş Birliği Protokolü” imzalandı. İlk yıl en az 5.000, 2. yıl en az 5.000 olmak üzere toplamda 10.000 meslek lisesi mezunu Türkiye genelinde MÜSİAD’a bağlı şirketlerde 2 yıl çalıştırılacak.
Yeni emek rejiminin eğitim adıyla inşası meslek ortaokulları, MESEM’ler, meslek liselerinin de MESEM’leştirildiği 4 yeni okul modeli, mesleki ve teknik eğitim politika belgesi, proje okul yönetmeliği şirketlerin, STK adıyla vakıf, dernek adıyla çeşitli yapıların okullara hamilik yapması, İŞKUR kapsamında programlar ve AKP’nin büyük müjde diye açıkladığı Genç İstihdam Modeli adımlarıyla hayata geçiriliyor.
Asgari ücretin altında çalıştırılmama, sendika üyesi olma, emeklilik hakkı gibi en temel hakların dahi yok sayıldığı yeni bir emek rejimi inşa ediliyor. Temel hedef ise; gençler, çocuklar ve kadınlar.
Tüm bu adımlarda, programlarda;
Sendika üyeliği, emeklilik hakkı gibi en temel haklar yok sayılamaz. Harçlık ifadesi ile asgari ücretin de altında esnek, geçici, güvencesiz çalıştırmanın, emeklilik, sendika üyeliği gibi temel hakların da artık emekçilerin ellerinden alınmasının önü açılıyor.
Asgari ücret ve asgari ücretle birlikte sahip olunan haklarla çalışma en dip yaşam koşullarıydı. Artık onun de gerisinde bir sömürü, kölelik rejimi yaşama geçiriliyor.
Çocuk yaşta işçiliğin yaygınlaştırılması ile çocuklar, aile yılı ve benzer adımlarla kadınlar da bu rejimin hedef tahtası.
Üniversiteler, esnek model, üniversite yaşının küçültülmesi, süresinin kısaltılması, İŞKUR gençlik programları gibi isimlerle burs, eğitim desteği gibi kamusal haklar yerine gençlerin okurken asgari ücretin altında, esnek, güvencesiz çalıştırıldığı işçi bulma kurumları haline getiriliyor. Zorunlu eğitim süresinin kısaltılması da başta olmak üzere atılan, planlanan her adım sermaye için.
Ders sürelerinin kısaltılması gündemi, esnek okul, okul-sanayi gibi modeller, 24-26 Haziran’da yapılacak “4. Milli Eğitim Kongresi” her şey ama her şey çocukların değil, şirketlerin yararı için.
-MÜSİAD ile imzalanan protokolle meslek lisesi mezunlarının ücretleri işsizlik fonundan, kamu bütçesinden mi karşılanacak?
-İstihdam garantisi diye duyurulan bu protokolün çalışma süresi neden 2 yılla sınırlı?
-Çalıştırılma süreleri kamusal emeklilik kapsamında sayılacak mı? Sendika üyeliği hakkı bu protokolde de yasaklar kapsamında mı?
-MEB işçi bulma kurumu mudur?
-MÜSİAD gibi yapılarla çocukların, gençlerin bedava, ucuz iş gücü haline getirildiği protokol, iş birliklerini imzalamak neden kamusal eğitim sorumluluğu olan MEB eliyle yürütülmektedir? Feray Aytekin Aydoğan/BirGün