SON DAKİKA

DARICA HALK KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ (Akçaabat)

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ: “Geçinebilmek ve güvenceli çalışma istiyoruz

Bu haber 01 Ekim 2021 - 20:04 'de eklendi ve 72 views kez görüntülendi.
TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ: “Geçinebilmek ve güvenceli çalışma istiyoruz

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ: “Geçinebilmek ve güvenceli çalışma istiyoruz

Türk Tabipleri Birliği, çalışma koşullarının iyileştirilmesi toplum sağlığının korunması ve insanca yaşayacak düzenli bir gelir talebiyle basın açıklaması gerçekleştirdi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) , çalışma koşullarının iyileştitmesi ve insanca yaşayacak bir ücret için basın açıklaması gerçekleştirdi.

“Karanlığa Karşı; Önlüğümüzün Beyazına, Özlük Haklarımıza, Halkın Sağlık Hakkına Sahip Çıkıyoruz” şiarıyla, Cağaloğlu’nda bulunan İstanbul Tabip Odası binasında buluşan hekimlerin yanı sıra birçok hekim de açıklamaya online olarak katıldı.

Hekimler adına açıklamayı okuyan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, hekimlerin sorunlarının bu zamana kadar yetkililerce görmezden gelindiğini, TTB yönetimine geldiklerinden beri Sağlık Bakanlığınca randevu taleplerinin karşılıksız kaldığını aktardı, Fincancı, Sağlık Bakanlığına 10 gün süre verdi eğer görüşme talepleri yine sonuçsuz kalırsa eylemliklerin başlayacağını duyurdu.

GERİLEYEN KOŞULLAR PANDEMİ YÜKÜYLE DEVAM ETTİ

Fincancı, Türkiye’de uygulanan özelleştirmeci ve piyasacı sağlık politikaları sebebiyle halkın sağlık hakkının önemli ölçüde ellerinden alındığını ifade etti. Birçok devlet hastanesi kapatılırken kamu sağlık hizmetlerinin şirketleştirilmiş şehir hastanelerine bırakıldığının altını çizen Fincancı, “Yok sayılan birinci basamak sağlık hizmetlerinin topluma nasıl olumsuz yansıdığı pandemi sürecinde gözler önüne serilmiştir. Sözün özü iktidar 20 yılda sağlık politikasını iflas ettirmiştir” diye konuştu.

Bu sağlık politikaları ile halk sağlığı yok sayılırken, sağlık çalışanları haklarının giderek geriletildiğin belirten Fincancı, Sağlıkta dönüşümle hekimlerin ekonomik ve özlük hak kayıpları, sağlık emekçilerinin omuzlarına yüklenen COVID-19 pandemisi ile mücadele süreciyle de devam ettiğini söyledi.

Hekimlerin her yönüyle bu süreçte fedakârca çalışmış; etik ilkelerden yana hekimlik değerleri ile toplum sağlığı için insanüstü gayret göstermiş olduğunu kaydeden Fincancı, “Toplumda en fazla hastalanan ve hayatını kaybeden meslek grubu sağlık çalışanları olmuştur. Eksik, yanlış, tutarsız uygulamaların; salgını değil algıyı yönetmeye çalışan başarısız politikaların bedelini ne yazık ki sağlıkçılar hayatlarıyla ödemiş, ödemeye devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

“HEKİMLİK GÜVENCESİZLİĞİN EN YAYGIN OLDUĞU İŞ KOLLARINDAN BİRİ HALİNE GELDİ”

Öte yandan gelir dağılımındaki eşitsizlikle geçinemeyenlerin oranının arttığına dikkat çeken Fincancı, hekimlerinde bu yoksullaşmadan etkilendiğini belirtti. Pandemi döneminde de pandemi öncesinde de yapılan ek ödemelerin tamamen keyfi biçimde yapılmakta olduğunu söyleyen Fincancı “Pandemide yaşanan ek ödeme rezilliği bu ücretlendirme modelinin tüm sorunlarım ayyuka çıkarmıştır. Bu denli riskli ve yoğun çalışmayla ortaya koyduğumuz emeğimiz hiçbir anlamda yönetenler tarafından dikkate alınmamış ve karşılık bulmamıştır” dedi.

Uzun saatler kesintisiz fazla çalışma, sık nöbet tutma, yoğun iş yükü ve şiddete maruz kalmanın sağlık ortamlarında olağan hallerine dönüştüğünü söyleyen Fincancı, 36 saat hastanelerden çıkamayan genç hekimlerin, mesai saati kavramı nedir bilmeyen uzmanların bulunduğunu belirtti.

Kamunun yanı sıra özel hastanelerde de yoğun emek harcayan hekimlerin meslek onuruna yakışmayan uygulamalarla karşılaştığını söyleyen Fincancı, “Sorunlarımız yalnızca çalışma saatleri, çalışma alanları, ödemeler ile sınırlı kalmamaktadır. Mesleğimiz, güvencesizliğin en yaygın olduğu iş kollarından biri haline getirilmiştir.

Bu değişim baskının, mobbingin, ayrımcılığın, eşitsizliğin ve kayırmacılığın alabildiğine yaygın hale gelmesine neden olmuştur. Bu baskıyı tıp fakültelerine müdahalelerde, sağlık kurumlarında idarecilerin tavırlarında, son olarak karşımıza getirilen 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nda disiplin süreçlerine ilişkin hiçbir hüküm yokken “ihtar puanı” adı altında, keyfi bir şekilde uygulanan Demokles’in kılıcı gibi yeni yeni yönetmeliklerde görüyoruz” dedi.

İSTİFALAR ATIYOR YURTDIŞINA GÖÇ HIZLANIYOR

Uzun zamandır hekimlerin sorunlarına yetkililerin kayıtsız kalması; emeklilik, istifa, hekim göçü, tükenmişlik, hastalık, intihar ve hekime yönelik şiddetle sonuçlandığını kaydeden Fincancı. Yalnızca 2020 yılında, 12 bine yakın beyaz kod verilen sağlıkta şiddet olayı yaşandığını belirtti. Sağlık Bakanı Doktor Fahrettin Koca, 2020 yılının ilk 6 aylık süresi zarfinda 2 bin 412 doktorun istifa ettiğini, 522 doktorun özel hastanelere geçiş yaptığını açıklasa da resmi olmayan bilgilere göre 18 ayda 8 binin üzerinde hekimin istifa ettiği  bilgisinin TTB’ye ulaştığını söyleyen Fincancı, “Yurtdışında çalışmak için birliğimizden talep edilen iyi hal belgesi yılda 900’lere 1000’lere ulaşmıştır. Ayda yaklaşık 80 hekim, evet 80 hekim bu ülkede hekimlik  yapmak yerine yurtdışında göçmen doktor olmayı tercih etmektedir” ifadelerini kullandı.

HEKİMLERİN YÜZDE 84’Ü ŞİDDETE UĞRADI

Açıklamanın devamında Fincancı, TTB olarak 81 ilden 6178 hekim ile yaptıkları anketin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yapılan ankete göre; hekimlerin %45’inin aylık geliri ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor, pandemide ek ödeme almayanların oranı %76 iken, hekimlin %90’ı performansa dayalı ek ödeme sisteminin adaletsiz olduğunu düşünüyor.

Ankete katılan hekimlerin %68’i çalışma şartlarının yoğunluğu nedeniyle hastalarıyla yeterli ve uygun şekilde ilgilenemediğini düşünürken anketin en acı sonuçlarından birisi ise hekimlerin %84’ünün daha önce hasta veya yakını tarafından sözel ve fiziksel şiddete uğradığı gerçeği. Ankete ilişkin son veri ise hekimlerin %72’sinin çalışma oranının pandemi koşullarına uygun olmadığı fikri oluyor.

“SÖZ SAHİBİ OLDUĞUMUZ SAĞLIK HAKKI MÜCADELESİNİ YÜKSELTECEĞİZ”

Coronavirüs salgını, yalnızca hekimlere değil topluma da mevcut sağlık otoritesinin, toplum sağlığını korumaya  çalışmadığını gösterdiğini ifade eden Fincancı, toplumun sağlığının ancak sağlık emekçilerinin sağlıklı olmasıyla mümkün olacağını ifade etti. Son olarak hekimlere ve topluma dayatılan 5 dakikada randevu zorunluluğu, hekimlerin özerkliklerine, haklarına yapılacak her saldırının halk sağlığına yapılmış bir saldırı olarak değerlendiren Fincancı, “Hekimler artık duyulmayan taleplerini duyurana kadar durmayacaktır. Emeğimiz üzerinde söz sahibi olduğumuz, sağlık hakkı mücadelesini yükselteceğimiz bir döneme giriyoruz” diye konuştu.

Fincancı, açıklamasını hekimlerin taleplerini sıralayarak sonlandırdı.

Bu taleplerin 175 bin hekimin talepleri olduğunu ve Sağlık Bakanı ile görüşmek istediklerini belirten Fincancı, “Taleplerimizin karşılık bulmaması halinde ülkemizin dört bir yanındaki hekimlerle birlikte mücadelemizin büyüyeceğinden ve sonuç alıncaya kadar devam edeceğinden kimsenin kuşkusu olmamalıdır.

 Sağlık Bakanı’nın talebimize yanıt vermemesi halinde illerden odalarımızla beraber taleplerimizi dile getireceğimiz bir yürüyüşle Ankara’da bir araya geleceğiz. İktidar bu vurdumduymaz ve sağlık emekçilerine düşman tutumunda ısrar ederse “GÖREV”in de kaçınılmaz olduğunu bilmelidir”  dedi.

Türk Tabipleri Birliği’nin öncelikli ve acil talepleri şöyle:

-Sağlıkta özelleştirmeci, piyasacı politikalar durdurulmalı, sağlık hizmetleri toplumcu bir anlayışla yeniden inşa edilmelidir.

-Güvencesiz, gerçekdışı bahanelerle işimizden edildiğimiz ve köleliği dayatan çalışma koşullarına son verilmeli, güvenceli çalışma esas olmalıdır.

-İşyerlerimiz alanın uzmanları ile görüşülerek güvenli, sağlıklı çalışma ortamları haline getirilmelidir.

-Haftalık çalışma sürelerimiz önerilerimiz çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir.

-Temel ücretlerimiz TTB’nin görüş ve önerileri çerçevesinde belirlenmeli, emekliliğe de yansıyacak yaşanabilir ödeme sağlanmalıdır.

-COVID-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkarılmalıdır! Pandemi süresince çalıştığımız her yıl için derhal 120 gün fiili hizmet süresi zammı verilmelidir.

Fincancı’nın ardından birçok ilden online olarak katılan tabip odası başkanı ve yöneticileri söz aldı, yaşadıkları sorunların giderek derinleştirdiği konusunda hemfikir olan hekimlerde Sağlık Bakanlığı tarafından sorunlarının dinlenilmediği, görmezden gelindiği düşüncesi hakimdi. Birçok hekim TTB Merkez Konseyi’nin almış olduğu toplantı kararına ve mücadele vurgusuna destek verdi. 

EVRENSEL

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA