SON DAKİKA

DARICA HALK KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ (Akçaabat)

19 MAYIS DİRENİŞİN VE MÜDAFAA-İ HUKUKUN GÜNÜDÜR! Gençliğe Kutlu Olsun

Bu haber 19 Mayıs 2024 - 11:19 'de eklendi ve 8 views kez görüntülendi.
19 MAYIS DİRENİŞİN VE MÜDAFAA-İ HUKUKUN GÜNÜDÜR! Gençliğe Kutlu Olsun

19 MAYIS DİRENİŞİN VE MÜDAFAA-İ HUKUKUN GÜNÜDÜR! Gençliğe Kutlu Olsun

.

Atatürk’ün Milli Kurtuluş Savaşı’nın fitilini ateşlediği gün 19 Mayıs 1919

Tam 105 yıl önce… Mustafa Kemal Paşa’nın Bandırma Vapuruyla Samsun’a çıktığı gün. Mustafa Kemal Atatürk, İtilaf Devleti’nin işgaline karşı Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı 19 Mayıs 1919’ü Türk gençliğine armağan etti.

Atatürk’ün Milli Kurtuluş Savaşı’nın fitilini ateşlediği gün 19 Mayıs 1919

19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki dönüm noktalarından biridir. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı İmparatorluğu İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmişti ve şartlar Türk milleti açısından giderek kötüleşmekteydi.

Mustafa Kemal Paşa işte bu şartlar altında 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak Türk Kurtuluş Savaşı’nın fitilini ateşledi.

19-Mayıs direnisin ve müdafaa-i hukukun günüdür

20. yüzyılın ilk bağımsızlık savaşı olan Türk Kurtuluş Savaşı’nın örgütlenmesinin başlangıç noktası Samsun, başlangıç tarihi de 19 Mayıs 1919’dur.

Yirminci yüzyılın ilk bağımsızlık savaşı olan Türk Kurtuluş Savaşı’nın örgütlenmesinin başlangıç noktası Samsun, başlangıç tarihi de 19 Mayıs 1919’dur.

19 Mayıs 1919 günü itibariyle, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olan İstanbul fiilen işgal edilmiş, Osmanlı orduları dağıtılmış, Anadolu illerine işgalci devletler parça parça asker çıkarmaya başlamıştır.

Anadolu’da yaşayan Türk Halkı, gerek işgal devletlerinin ve gerekse yerel çetelerin saldırısıyla can ve mal güvenliğini yitirmiştir.

Anadolu’nun değişik il ve ilçelerinde işgale karşı “müdafaa-i hukuk” talebiyle Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri örgütlenmiş ve yerel kongreler toplanmıştır. Osmanlı Hükümeti ise işgalcilerin değil, işgale karşı olan halkın karşısında konum almıştır.

Bu ağır koşullar altında az sayıda arkadaşı ile Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, 13 Kasım 1918 günü İstanbul Boğazı’ndan geçerken işgalci devletlerin donanmasını gördüğünde söylediği “geldikleri gibi giderler!” sözünün gereğini yapmış ve işgalden kurtuluşa giden yolun öncüsü olmuştur.

Mustafa Kemal öncülüğünde Samsun’da başlayan istiklal hareketi, 28 Mayıs 1919’da Havza Genelgesi’ni yayınlayarak işgale karşı direniş mesajı vermiştir.

22 Haziran 1919’da Amasya Genelgesi yayınlanarak vatanın bütünlüğünün ve ulusun bağımsızlığının tehlikede olduğu ve kurtuluşun da ulusun kararıyla olacağı vurgulanarak doğu illeri için Erzurum’da bölgesel ve tüm yurttan Müdafaa-i Hukuk delegelerinin katılımıyla Sivas’ta ulusal kongrelerin toplanacağı duyurulmuştur.

Osmanlı Hükümeti’nin türlü engelleme girişimlerine ve her türlü imkânsızlığa rağmen kongreler gerçekleşmiş ve Mustafa Kemal, 27 Aralık 1919’da Anadolu’nun kalbi Ankara’ya hareket etmiştir.

Cemiyetlerin birleşmesi ile kurumsallaşmaya evrilen Müdafaa-i Hukuk hareketi, 23 Nisan 1920’deAnkara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla artık ulusal ve meşru bir kimlik kazanmıştır. Meclisin açılmasından sonra çok kısa süre içinde işgal karşıtı yerel kuvayı milliye birlikleri, düzenli ordu komutası altında kurumsal hiyerarşi içinde birleştirilmiş ve bu düzenli ordu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bağlanmıştır.

TBMM başkanı seçilen Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı gibi çok ağır ve kritik bir mücadeleyi TBMM adına yönetmiş ve TBMM tarafından verilen başkomutanlık özel yetkileri ile Kurtuluş Savaşı’nı mutlak zaferle sonuçlandırmıştır.

Türk Kurtuluş Savaşı, TBMM kararları doğrultusunda hukukla yönetilmiş, Mustafa Kemal’in dehası, ulusun fedakârlığı ve askerimizin kahramanlığıyla kazanılmış çok büyük bir zaferdir.

Kurtuluş Savaşı asla bir maceranın ve rastlantının sonucu değildir, büyük bir aklın ve sistematik çalışmanın eseridir. Ağır savaş koşullarında bile ulusal meşruiyeti, hukuku ve meclis egemenliğini önde tutan büyük lider Mustafa Kemal, aşama aşama kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumsal devlet yapısını ve yönetim şeklini 29 Ekim 1923’te dünyaya ilan etmiştir.

Başta Büyük Atatürk olmak üzere, 19 Mayıs’ta başlayan istiklal hareketini 30 Ağustos’ta zaferle sonuçlandıran, 25 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması ile dünyaya kabul ettiren ve 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti ile sonsuzlaştıran iradeye sonuna kadar bağlıyız.

Samsun’a çıkışın önemi Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Nutku’nu 19 Mayıs tarihiyle başlatmasından da anlaşılacaktır.

Atatürk Nutuk’ta böyle anlatıyor;

* 1335 senesi Mayıs’ının on dokuzuncu günü Samsun’a çıktım. Vaziyet ve manzara-i umumiye:

* Osmanlı Devleti’nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumî’de mağlûp olmuş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şerâiti ağır bir mütarekenâme imzalanmış. Büyük harbin uzun seneleri zarfında millet yorgun ve fakir bir halde. Millet ve memleketi Harb-i Umumî’ye sevk edenler kendi hayatları endişesine düşerek memleketten firâr etmişler.

* Saltanat ve hilâfet mevkiini işgal eden Vahideddin, mütereddi, şahsını ve yalnız tahtını temîn edebileceğini tahayyül ettiği denî tedbirler araştırmakta. Damad Ferid Paşa’nın riyâsetindeki kabine âciz, haysiyetsiz, cebîn, yalnız pâdişâhın irâdesine tâbi ve onunla beraber şahıslarını vikaye edebilecek herhangi bir vaziyete razı.

* Ordunun elinden esliha ve cephanesi alınmış ve alınmakta…

* İtilâf Devletleri, mütareke ahkâmına riayete lüzum görmüyorlar. Birer vesile ile İtilâf donanmaları ve askerleri İstanbul’da. Adana vilâyeti, Fransızlar; Urfa, Maraş, Ayıntab, İngilizler tarafından işgal edilmiş. Antalya ve Konya’da, İtalyan kıtaat-ı askeriyesi, Merzifon ve Samsun’da İngiliz askerleri bulunuyor. Her tarafta ecnebi zâbit ve memurları ve hususî adamları faaliyette. Nihayet, mebde-i kelâm kabul ettiğimiz tarihten dört gün evvel, 15 Mayıs 335’te İtilâf Devletleri’nin muvâfakatiyle Yunan ordusu İzmir’e ihraç ediliyor.

Mustafa Kemal Paşa neden Samsun’u tercih etti?

İşte Mustafa Kemal Paşa bu şartlar altında Samsun’a çıkmaya karar verdi. Samsun stratejik açıdan önemli bir bölgeydi. Ve İngilizler Mart 1919’da Samsun’a askeri birlik çıkarınca kentte Hamdi adlı bir teğmen askerleriyle dağa çıkmıştı.

Bu nedenle İngiliz Yüksek Komiserliği, Türklerin silahlandığı gerekçesiyle bölgeye olağanüstü yetkilileri olan bir kumandan gönderilmesine karar verdi. Uzun süredir Anadolu’ya geçmek için an kollayan Mustafa Kemal Paşa için bu bulunmaz bir fırsat oldu.

Atarürk’le birlikte 16 Mayıs’ta Galata rıhtımından Bandırma vapuruna binen isimler arasında 18 kişi bulunuyordu.

* Kurmay Albay Refet Bey (General Refet Bele) (3. Kor. K.), Kurmay Albay Manastırlı Kazım Bey (General Kazım Dirik) (Müfettişlik Kur. Bşk.), Dr. Albay İbrahim Tali Bey (Öngören) (Müfettişlik Sağlık Bşk.), Kurmay Yarbay Mehmet Akif Bey (Ayıcı) (Kurmay Bşk. Yardımcısı), Kurmay Bnb. Hüsrev Bey (Gerede) (Karargâh Erkan-ı Harbiyesi İstihbarat ve Siyasiyat Şubesi Müdürü), Topçu Bnb. Kemal Bey (Doğan) (Müfettişlik Topçu K.) Dr. Bnb. Refik Bey (Saydam) (Sağlık Başkan Yardımcısı), Yzb. Cevat Abbas (Gürer) (Müfettişlik Başyaveri), Yzb. Mümtaz (Tünay) (Kurmay Mülhakı), Yzb. İsmail Hakkı (Ede) (Kurmay Mülhakı), Yzb. Ali Şevket (Öndersev) (Müfettişlik Emir Subayı), Yzb. Mustafa Vasfi (Süsoy) (Karargâh K.), Ütğm. Hayati (Kurmay başkanı Emir Subayı ve Müfettişlik Kalem Amiri), Ütğm. Arif Hikmet (Gerçekçi) (Kurmay Mülhakı sonra 3. Kor. K. Yaveri), Ütğm. Abdullah (İaşe Subayı), Tğm. Muzaffer (Kılıç) (müfettişlik ikinci yaveri), birinci sınıf kâtip Faik (Aybars) (Şifre Kâtibi), Dördüncü sınıf Kâtip Memduh (Atasev) (Şifre Kâtibi Yardımcısı) idi.

19 Mayıs’ı gençlere armağan etti

Peki, Mustafa Kemal Atatürk Türk tarihi açısından Milli Kurtuluş Savaşı’nı neden gençlere armağan etti?

Atatürk’ün gençlere verdiği önem pek çok sözünde görülebilir:

* Gençler! Cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz

* Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum. Buna gerçekten sevinmekteyim. Fakat beraber yaşadığımız sürece benim hedefime yürümenizi hepinizden istemek, geçerli bir hakkım olarak tanınmalıdır.

* Sizler, yeni Türkiye’nin geç evlatları, yorulsanız da beni izleyeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

* Biz, her şeyi gençliğe bırakacağız. O gençlik ki hiçbir şeyi unutmayacaktır, geleceğin ümidi, ışık saçan çiçekleri onlardır. Bütün ümidim gençliktedir.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA