SON DAKİKA

DARICA HALK KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ (Akçaabat)

ŞEKERDE ADIM ADIM ERİME | Özelleştirme yıkımı şekerde de kendisini gösterdi

Bu haber 12 Temmuz 2022 - 20:48 'de eklendi ve 14 views kez görüntülendi.
ŞEKERDE ADIM ADIM ERİME | Özelleştirme yıkımı şekerde de kendisini gösterdi

ŞEKERDE ADIM ADIM ERİME | Özelleştirme yıkımı şekerde de kendisini gösterdi

.

Özelleştirme yıkımı, şekerde de kendisini gösterdi.

Özelleştirmeler sonrasında Türkiye 1998 yılından beri ilk kez üretim için A kotası şeker ithal etti. Şekerde fiyat 5 TL’den 35 TL’ye yükseldi. İktidar, geriye halk sağlığı açısından telafisi olmayan sorunlar doğuran nişasta bazlı şekeri bıraktı.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmeye başlanmasıyla birlikte Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş’nin (Türk Şeker) hem envanterleri, hem depodaki ürünleri hem de üretimi azaldı.

Artan fiyatlarla baş edemeyen iktidar, 1998 yılından bu yana ilk kez yurtdışından A kotası şeker ithal etmeye başladı.

Nişasta Bazlı Şekere (NBŞ) ayrılan kotayla da halk sağlığıyla oynayan ve doğal pancar şekerine olan ilgiyi azaltmak isteyen iktidar partisinin bir sektörde daha ortaya çıkardığı yıkım şöyle ilerledi:

1925 yılında temeli atılan Türk Şeker, AKP iktidarının birinci yılı dolmadan, 2003 yılında Özelleştirme Yüksek Kurulunun kararı kısmi özelleştirme kapsamına alındı.

Bu tarihte Türk şeker’in bağlı ortaklığı durumundaki Kütahya Şeker Fabrikası A.Ş. ile Türkiye-Libya Ort. Tarım ve Hayvancılık A.Ş., Yeni Çeltek Kömür ve Madencilik A.Ş., Amasya Şeker Fabrikası A.Ş., Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş., Kömür İşletmeleri A.Ş., Türkiye Elektromekanik Sanayi A.Ş., Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş., Türk Arap Pazarlama A.Ş. hisseleri özelleştirme programına alındı.

Bu birimler Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devredildi.

>Ankara Şeker Fabrikasına ait bin 660 dekar çiftlik arazisi 2004’te özelleştirme kapsamına alındı

>Malatya Şeker Fabrikasına ait 198 dekar arazi, özelleştirme kapsamına alındı.

>Özelleştirme idaresi, Kütahya Şeker Fabrikası A.Ş.’yi Torunlar Gıda Sanayi Tic. A.Ş.’ye sattı.

>Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş.’deki kamu payları, 2005 yılında S.S.Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifine satıldı.

>Aynı yıl Bor, Ereğli ve Ilgın Şeker Fabrikaları, Özelleştirme İdaresi’ne devredildi.

>Afyon Tarım İşletmesinin 2 bin 200 dekar arazi ve Sarmısaklı Tarım İşletmesine ait 17 bin 619 dekar arazi, 2005’te özelleştirme programına alındı.

>Sarmısaklı Tarım İşletmesi hisseleri, Ziya Organik Tarım İşletmeleri A.Ş.’ye 2007 yılında satıldı.

>Türk Şeker, 2007 yılında yeniden yapılanma kapsamında tamamen özelleştirme programına alındı.

>2007 yılından 2018 yılına kadar çok sayıda fabrikaya ait taşınmaz satıldı. 2018’de Bor, Çorum, Kırşehir, Erzincan, Erzurum, Turhal, Afyon, Alpullu, Elbistan, Muş, Yozgat, Ilgın, Kastamonu ve Burdur Şeker Fabrikaları, iktidara yakınlığıyla bilinen isimlere 4,8 milyar TL’ye satıldı. Bu satışlarla birlikte kurumun deposundaki şekerler, ek fabrika ve taşınmazları da özel şirketlere devredildi.

>Kastamonu Şeker Fabrikası’nın satışı iptal edildi, üç fabrika da devredilmedi. 10 fabrikası özelleşen kurumda, 15 şeker fabrikası, 1 alkol fabrikası, 5 makine fabrikası, 1 elektromekanik aygıtlar fabrikası ve 1 araştırma enstitüsü kaldı.

>Yeni sisteme geçilmesinin ardından, Cumhurbaşkanı’na nişasta bazı şeker kotasını iki katına kadar artırma yetkisi verildi.

>Geçen yıl Aralık ayı da şekerde en yüksek özelleştirme kararlarından birine imza atıldı. Muş, Bulanık’ta 3 dönüm arazi ve üzerindeki taşınmazlar 6 milyon 900 bin TL, Tokat, Zile’de sekiz dönüm arazi ve üzerindeki taşınmazlar 7 milyon 70 bin TL, Erzincan, Üzümlü ‘de 3 bin 265 metrekare arazi 1 milyon 460 bin TL’ye, Tercan ilçesindeki 3 buçuk dönümlük taşınmaz ve üzerindekilerin de 700 bin TL’ye, Zonguldak Çaycuma’da 3 dönümlük arazi 3 milyon 486 bin TL, Ankara Gölbaşı’nda 193 metrekarelik taşınmaz ise 3 milyon 50 bin TL’ye satıldı. Satılan tüm taşınmazlar, Türk Şeker’e aitti.

>Sadece bu yılın mart ayında dokuz ayrı satış kararı daha Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Şeker fabrikalarına ait altı şehirde dokuz taşınmaz elden çıkarıldı. Toplamda 108 bin 510 metrekarelik taşınmaz, 51 milyon 70 bin TL bedelle özelleştirildi.

Türk Şeker’in yüzde 65 olan pazar payı, özelleştirmeden sonra yüzde 35’e düştü.

2022 yılbaşında 5 TL 30 kuruş olan şeker, özelleştirilen şeker fabrikalarının belirlediği fiyatlara göre, 34 TL 90 kuruşa kadar yükseldi.

Halkı NBŞ’ye mahkum etmek isteyen iktidar, şeker fabrikalarının pancardan üretilen şekerin miktarını azalttı. Özellikle kamuya ait şeker fabrikalarının çiftçilerden aldığı pancarın miktarı, ortalama yüzde 20 oranında azaldı.

1 MİLYON TONU AŞAN KAPASİTE

Türk Şeker’in verilerine göre, Şeker Kanunu kapsamında kota tahsisi yapılan beş şirkete ait beş fabrikanın toplam nişasta bazlı şeker üretim kapasitesi yıllık 1 milyon 53 bin ton.

Bunun dışında kota hakkı bulunmayan ve kota tahsis edilmeyen, sadece yurt dışına ihraç edilmek üzere nişasta bazlı şeker üretim faaliyetinde bulunabilen beş şirkete ait toplam nişasta bazlı şeker üretim kapasitesi ise 341 bin ton. Nişasta bazlı şekerde en çok üretim hakkı uluslararası nişasta karteli Cargill’e verildi.

1925 yılından bu yana ayakta duran şekerde “yeterlilik istatistikleri” de öne çıkan bir diğer veri. Buna göre, pancardan üretilen şekerde yeterlilik oranı özelleştirmeden önce yüzde 127’yken özelleştirmelerden sonra oran önce yüzde 89’a ardından da 80’in altına geriledi.

DÜN ALINMAYAN KARARLARIN SONUÇLARI

Kısa süre önce Ankara’da düzenlenen “Gıdanın Geleceği Ellerimizde Zirvesi”nde şeker sorunu hakkında değerlendirmelerde bulunan Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası Başkanı İsa Gök ise yaşanan sorunları, gerekli kararların zamanında alınmamasına bağladı.

Gök, “Geçmişi değil ama geleceği değiştirebilir, iyileştirebiliriz. ‘Gıda egemenliği, kendi kendine yetebilme’ hedefleri artık tarım ve gıdanın milli bir mesele olduğu gerçeğini iyice ortaya koyuyor.

Aksi halde şeker sektörümüzde olduğu gibi kriz ve risk senaryoları stratejik ürünlerimizin isimlerinin yanından bir türlü ayrılamıyor.

Ülkemiz şeker sektöründe yaşanan zorlu mücadeleye rağmen dün alınmayan kararların bugün yarattığı sonuçları görüyoruz. O nedenle milli fikir, karar ve icraatların ne denli önemli olduğunu esasen yaşamadan, fakat yaşadıysak da ders çıkararak hayata geçirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA