SON DAKİKA

DARICA HALK KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ (Akçaabat)

BİR ANDA BÜTÜN DÜNYAM KARARDI: Domates, biber, patlıcan ateş pahası

Bu haber 28 Mart 2026 - 11:10 'de eklendi ve 7 views kez görüntülendi.
BİR ANDA BÜTÜN DÜNYAM KARARDI: Domates, biber, patlıcan ateş pahası

BİR ANDA BÜTÜN DÜNYAM KARARDI: Domates, biber, patlıcan ateş pahası

.

Sebze fiyatları tutulamıyor.

Bir haftada kilosu en az üç kat artan domates 170, biber 250, patlıcan 180 TL’ye satılıyor.

Üretici savaş nedeniyle gübrede sıkıntı yaşandığını, akaryakıt zamlarının ise tüketiciye yansıdığını aktardı. Kısacası bunlar iyi günlerimiz.

Sebze meyve fiyatlarındaki yükseliş haberleri geliyordu da dün annem için markete gidene dek durumun ciddiyetinin çok da farkında olmadığımı anladım.

Annem “akşam misafir var, karnıyarık yapayım. Sen 4 kişilik malzeme al gel” dedi. Malum gıda fiyatlarında dünyanın en pahalı ülkeleri arasına girdik gireli zaten her şeyi ölçülü biçimde almak mecburi.

Maltepe’de zincir marketlerden birine gittim. Sebze reyonu ile karşılaştığım anda bir durdum. Yakın gözlüğümü takıp baktım, sonuç değişmedi.

Domatesin kilosu 169.90 TL. Bir hata olmalı diye düşünürken karnıyarık için gerekli olan bibere gözüm kaydı. Durum daha de beter.

Biber çeşitleri 250 TL’den başlıyor. Patlıcanın da onlardan aşağı kalır yanı yok: 185 TL. Yanına bir de cacık yapalım desen salatalık 120 TL. Cacık kalsın salata yapayım desen kıvırcığın tanesi de 120 TL.

Yani kara kışın ortasında bu fiyattan yemedik hiçbirini. Şimdi bahara ulaşmışken anlayamadım. Marketten çıktım. Anneme “Taze sebze yok sen akşama başka bir şey pişir” dedim. Ne bileyim kalmışsa yazdan yaptığı barbunya vs. onları pişir hatta pişirme sakla bak çeyrek altından fazla değerlenebilir.

Savaşın etkisi bizim mahalleye de düşmüştü. Durumun yakından öğreneyim istedim. Kısa bir araştırma sonucu Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın bir gün önce yaptığı açıklamaya ulaştım.

Bayraktar, Türkiye’nin tarımsal üretimde kullanılan kimyasal gübre ve mazot hammaddelerinin yaklaşık yüzde 90’ını ithal ettiğine dikkat çekerek şöyle demiş:

“Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar küresel ölçekte petrol, doğalgaz ve gübre sevkiyatını olumsuz etkiliyor. Kalsiyum amonyum nitrat gübresinin ton fiyatı 16.048 liradan 20.295 liraya yükseldi. Amonyum sülfat gübresi yüzde 23,3 artarak 17.439 liraya çıktı.”

Bayraktar, çiftçilerin yeterli gübre kullanamaması durumunda üretimde düşüş yaşanabileceğine dikkat çekmiş ve eklemiş: “Bu durum sadece üreticiyi değil, tüketiciyi de doğrudan etkileyecek. Arzın azalması, gıda fiyatlarının yükselmesine neden olacak.

BUNLAR İYİ GÜNLERİMİZ

Durumu bir de bölge odalarına sorayım dedim.

Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar’ı aradım. Çok dertliydi. Durumu özetledi: 20’sinde yeni sezon başlıyor. Yani ekim zamanı. Şu an gübre sıkıntısı var savaş nedeniyle. Savaş devam ederse bizi daha zor günler bekliyor.

Bizim biliyorsunuz bir tane gübre fabrikamız vardı, satıldı. Dışa bağımlıyız. Azotla içerikli gübre de doğalgaz hammaddesine dayalı. Lojistik ise her zaman en büyük gider.

Mazot sadece tarlayı ekip biçerken gerekmiyor ki işçiyi getirip götürürken, gübreyi, tohumunu taşırken, pazara götürürken her aşamada gerekiyor. Tüm bunlar ciddi bir risk. Gübre sıkıntısı başladı.

RUSYA’DAN ÇİFTÇİYE DESTEK

İpar’a savaş nedeniyle hükümetten bir destek olup olmadığını da sordum: Savaştan kaynaklı herhangi bir destek yok. Biliyorsunuz devletin verdiği bir mazot ve gübre desteği var. Ancak savaş nedeniyle bunun artırılmasını talep ettik.

Çiftçi zaten zor durumdaydı, don oldu. Güneydoğu’da aşırı kuraklığa maruz kaldık. 1 milyon 600 bin dönümde yüzde 80 civarında bir zarar oluştu. Üreticiye gübre ve mazotta KDV’nin düşürülmesi ya da kalkması gerekiyor.”

AKARYAKITTA İKİ KAT ARTIŞ

Hemen ardından örtü altı üretiminin merkezi Antalya’yı Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökce’yi aradım.

Kökce akaryakıtın 40 liradan 80’e yakın bir rakama ulaştı. Bu gece itibarı ile bir 6 -7 lira daha yükselecek. Biz her alanda akaryakıt kullanıyoruz.

İkincisi, 45 gün içinde sel baskınları yaşadık. Üçüncüsü hava kapalı gitti ürün kendini toparlayamadı. 3 ton ürün alırken 300 kilo alındı.

Arz talebe göre fiyatlar tabi. Şimdi sanılıyor ki çiftçi kazanıyor. 15 liraya kabağı kimse almadı. Biberin maliyeti 25 lira iken 10-15 liraya veriyorduk. 3-4 ton ürün aldığımız yerden şimdi 150-200 kg alıyoruz.

Ama asıl sıkıntı 35-40 liraya alınan ürünün 160 liraya satılması. Bu üreticiyi de tüketiciyi de bitirir. Bu emek hırsızlığı.”

“Savaş devam ederse ne olacak?” diye sordum Kökce’ye. O da “Üretim azalacak kalite düşecek. Neden? Gübre fiyatı nedeniyle az gübre verince su vereceksin bu da raf ömrünü kısaltacak. Bize destek verilirse ülkeyi besleriz” dedi.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA