DarıcaHalkDer Hoşgeldiniz.. Bugün

Bizi Sosyal Ağlarda takip edin
twitter
twitter

Ana Sayfa Haberler KALANDARINIZ KUTLU OLSUN 13 Oca 2016 22:11

IMG_8600

KALANDARINIZ KUTLU OLSUN

Kalandar kelimesi Trabzon’da yılbaşı gününe (13 ocak/24 aralık) ve bugünün gecesinde yapılan eğlenceler ve mahalli takvimde yılın ilk ayına verilen isim.

1970’lerde kalandar gecesi öncesinde mahalle gençleri olarak bir heyecan içinde hazırlanırdık. Çünkü bu dönemler televizyon, birçok evde radyo dahi yoktu. Kalandar akşamı  genç arkadaşlarımızla buluşur dolaşmaya çıkardık. Evin kapısına geldiğimizde diğer arkadaşlar saklanır torbayı taşıyan kapıya vurur ve;

“kalandaris, kalandaris,

Gece gelduk kapiniza,

Selam verduk yapiniza,

Selamımı almazsanız,

Daha gelmem kapiniza”

manisini söylerdik. Evdekiler bunu bilir ve onlarda kendileri bir hazırlık yapmış olarak verecekleri hediyeleri hazırlarlar. Kendini kapı kenarına saklayan torbalı kişi açılan kapı aralığından içeri ipe bağlanmış torbayı aralıktan içeri  atarlardı. Ev sahipleri de hazırladığı hediyeleri torbaya koyup kapı aralığında dışarı atarlardı. Topladığımız meyve ve kuru yemiş çeşitleri, bazı evlerde para ve tavuk dahi torbamıza atılırdı. Bazen de muzip aileler torbamıza kedi atarlardı. Bir eğlenceli gece sonunda yemişlerimizi eve gelip ortaya döker ve karlı kış gecelerini eğlence ile geçirirdik.

Dönem olarak sosyokültürel nedenlerden dolayı yaşam mahallinden uzaklaşan gençlik bu geleneklere uzak kalmış ve bugün bu gelenekler unutulmaya yüz tutmuştur.

Bir Trabzon manisinde geçen “bekarlar neler çeker, kalandar sovuğunda!” sözlerinden daha çok geçmiş yıllarda kışın en soğuk günlerine denk gelen kalandar ayını köylülerin pek dışarı çıkmadan evlerinde aileleriyle birlikte geçirdiğini anlayabiliriz.
Anadolu’da ve Trabzon dışındaki Karadeniz illerinin mahalli takvimlerinde, ocak ayı için yaygın olarak zemheri terimi kullanılır, aynı gece benzer eğlenceler yapılmakla birlikte kalandar gecesi gezmelerinde oynanılan seyirlik köy tiyatroları için (karakoncoloz ya da momoyer oyunları) Rumca yerine farklı bir terminoloji kullanılırdı.

Genelde mahalli takvim aylarına da;

Kalandar (Ocak)
Küçük (Şubat)
Mart
April (Nisan)
Mayıs
Kiraz (Haziran)
Orak (Temmuz)
Avustos
İstavrit (Eylül)
Üzüm (Ekim)
Kocaay (Kasım)
İstianar (Aralık) denirdi.

Bizim çevremizde de büyüklerimiz yaramaz çocuklar için koncoloz adını sık sık kullanırlardı.
Kalandar geceleri, köyün genç ve çocukları, kemençe (bazı köylerde tulum ya da şimşir kaval) eşliğinde horonlar oynayarak toplanır, köydeki tüm evleri tek tek gezerler koliva, fındık, meyva, ceviz vs. toplarlardı. Evlerin önüne gelen çocuklar yine köyden köye değişen ama ana teması benzer bir kalandar tekerlemesi söyler karakoncoloz oyunu adı verilen bir seyirlik oyun oynardı. Bu sırada tek tanrılı dinler öncesinden kalıntısı olan pek çok ritüel gerçekleştirilir özellikle bereket kültürel ile ilgili çeşitli tekerlemeler söylenirdi.

Şimdi sizlere Trabzon’un çeşitli yerlerinde yaşatılan kalandar geleneklerini anlatan bir makale sunuyoruz.

7960_528500247192109_1438267258_n-610x250

Trabzon’da Kalandar geleneği yaşatılıyor, 13 Ocak 2016

Trabzon’un bütün ilçelerinde Kalandar kültürü yaşatılıyor..Eğlenceli görüntüler Ortahisar ilçesine bağlı Sayvandan (görüntü Salih Tezcan)

TRABZON MAÇKA LİVERA’DA KÖYÜNDE YÜZYILLAR ÖNCESİNDEN BİR GELENEK: KALANDAR

Trabzon’da Kalandar geceleri, kutlamaları yüzyıllardır süren bir gelenek… Artık fazla yapılmasa da 13 Ocak gecesi, tiyatro gösterileriyle, kemençeyle, horonla yeni bir yıla merhaba der halk…

Yılın en soğuk günlerinde tüm köyün, mahallenin sokaklarda, karlar altında eğlenceler düzenlediği bu gelenek neredeyse yok olmak üzere…
Biraz da bunun etkisiyle 2013 yılı, ocak ayında düzenlenen Kalandar Gecesi bir belgesele konu oldu… Trabzon’un Maçka İlçesi’ndeki Livera köyünde yapılan Kalandar gecesinin belgesel film yapılmasıyla yüzyıllardır süren bir gelenek gelecek nesillere, farklı kültürlere aktarılabilecek artık…

579294_528499713858829_237525565_n-300x224

KALANDAR GELENEĞİ NEDİR?

“karalanguş fol yapar
karağaç kovuğuna
vay olsun bekarlara
kalandar soğuğuna”
Bir Trabzon manisinde geçen “Bekarlar neler çeker, Kalandar sovuğunda!” sözlerinden kışın en soğuk günlerine denk gelen Kalandar ayını (Ocak) köylülerin pek dışarı çıkmadan evlerinde aileleriyle birlikte geçirdiğini anlayabiliriz.
Kalandar kelimesi Trabzon’da Yılbaşı gününe (13 Ocak/24 Aralık) ve bugünün gecesinde yapılan eğlenceler ve mahalli takvimde yılın ilk ayına verilen isimdir.
Anadolu’da ve Trabzon dışındaki Karadeniz illerinin mahalli takvimlerinde, Ocak ayı için yaygın olarak zemheri terimi kullanılır, aynı gece benzer eğlenceler yapılmakla birlikte Kalandar gecesi gezmelerinde oynanılan seyirlik köy tiyatroları için (Karakoncoloz ya da momoyer oyunları) Rumca yerine farklı bir terminoloji kullanılırdı.

553062_528500337192100_19209836_n-300x207

KEMENÇESİZ KALANDAR OLMAZ
Kalandar geceleri, köyün genç ve çocukları, kemençe (bazı köylerde tulum ya da şimşir kaval) eşliğinde horonlar oynayarak toplanır, köydeki tüm evleri tek tek gezerler koliva (mısır haşlaması), fındık, meyva, ceviz vs. toplarlardı.
Evlerin önüne gelen çocuklar yine köyden köye değişen ama ana teması benzer bir Kalandar tekerlemesi söyler karakoncoloz oyunu adı verilen bir seyirlik oyun oynardı.
Bu sırada tek tanrılı dinler öncesinden kalıntısı olan pek çok ritüel gerçekleştirilir özellikle bereket kültü ile ilgili çeşitli tekerlemeler söylenirdi. “Kalandar gecesi devlet bacası Tasımı dolduran cennet hocası Doldurtmayan cehennem hocası üstte erkeği altta dişi” (Çaykara, Şur) Kalandar gecesi gezmelerinin en önemli özelliği çocuklardan birisinin karakoncolos kılığına girmesi idi.

482127_528499507192183_2142883626_n-300x225

GENÇLER İNEK, AYI KILIĞINA GİRER

Yüzü kazanın altından alınan maniya (soba dumanı karası) ile siyaha boyanan, üzerine postlar giyerek ayıya benzetilen, beline koyun ya da inek çanları takan, elinde değnek taşıyan bir genç bu kılığa sokulmakta bir kemençeci ve çocukların söylediği tekerlemeler eşliğinde kapı kapı dolaşarak evlerden yiyecek toplamaktaydı.
Bazı köylerde oyuncu kadrosuna kadın kılığına sokulmuş bir erkek (gelin), şeytan (ateşçi), doktor, damat (kizir), ağa, ihtiyar, deve (birkaç oyuncu tarafından oluşturulurdu) eklenirdi.

GECE GELDİM KAPINIZA
Çarşıbaşı ilçesinde ise bir değneğin ucuna bağlanan bir torba ev kapısından içeri uzatılarak: “Gece geldim kapınıza Selam verdim yapınıza Selamımı almazsanız Daha gelmem yapınıza (Çarşıbaşı) Ya da (oyunda karakoncolos yerine deve kullanılıyorsa istekler biraz abartılırdı)
Galandariya Farfariya Gèt kilara Gel gapiya Vèr deviye Pestilden, tuţdan Almadan, armutţan Şekerden, çaydan Külekteki yağdan Bulğurdan, yarmadan ğavurmadan, ğıymadan, dahasını saymadan Vèr babam (ağam, Bacım, Nenem) Ver! (Gümüşhane) tekerlemesini söylenir, ev sahibinin torbayı doldurması beklenirdi.
Kalandar eğlenceleri adı aynı olmamakla birlikte Ordu, Giresun, Rize ve Gümüşhane’de de aşağı yukarı aynı şekilde gerçekleşmekteydi. Çoğunlukla toplanan yiyecekler pişirilip yenilirdi.
Büyük köylerde her mahalle kendi kalandar grubunu oluşturur, torbasını yiyeceklerle dolduruken bir yandan da komşu mahallelerin kumpanyalarının torbasını kapıp kaçma mücadelesi verilirdi.

549811_528500323858768_1896043104_n-300x207

KALIMERA AIS VASIL
Bölgedeki Hristiyan Rumlar ise kalandarı eğlenceden öte (Noel dolayısıyla) dini bir atmosfere büründürmüşlerse de tekerleme ve türkülerin sözleri Anadolu’da, Yunanistan’da hatta aşağıda derlenmiş örnekte olduğu gibi Kırım’da da aşağı yukarı aynıydı.
Kalimera ais Vasil (Merhaba, Aziz Vasil) Na fers iyia, ivlouiyia (Bize sağlık ve inayet) Biritet, prama, lougar (tahıl, sığır, eşya) Kapitia, fimoria, kalo kardia (para, altın, iyi kalp getir)

KALANDARIN İLK GÜNÜ EVE KİM GİRER
Kalandar ayının ik günü eve ilk giren kişinin taşıdığı özelliklerine göre yılın iyi veya kötü geçeceğine işaret edileceğine ciddi ciddi inanılmaktaydı. Eve kötü huyu, şanssızlığı ile tanınan ya da kör, topal, fakir, kısır kişilerin girmesinin o yıl felaket getireceğine inanılmaktaydı. Bu yüzden bu önemli iş kadere bırakılmaz iyi huylu temiz giysili çocukların eve ilk giren olması sipariş bile edilirdi.
Hemşin gibi yörelerde yılın bereketini garantiye almak için ahırdaki öküz eve getirilerek sağ ayağıyla eve girmesi sağlanırdı. Kalandarın gün sayması ya da minoloya Sadece kalandar sabahı değil kalandarı takip eden 12 gün takip edilerek ve her gün bir ay ile ilişkilendirilerek o yılın nasıl geçeceği konusunda kehanette bulunulurdu. Söz gelimi 6 gün yağmur yağmışsa Kiraz ayı (Haziran) yağmurlu geçecekti.

486260_528499767192157_1884296388_n-300x223

Bazı yörelerde yeni yıl Mart ayından başlatıldığından Mart Dokuzu adı verilen bu son derece bilimsel (!) geleneğin bir de adı vardı: Minoloya yani Rumca “Ay bilimi”.

KALANDAR: AYIN BİRİNCİ GÜNÜ
Kalandar: Terminoloji ve etimoloji Latince “calandae” ayın birinci günü anlamında olup aynı zamanda hesap tutulan defter anlamına gelen “calenderium” batı dillerine takvim kelimesinin karşılığı olarak İngilizce’ye calendar, İtalyanca calendario, İspanyolca calendario, Fransızca calendrier olarak girmiştir. Ortodoks Hristiyan Rumlar 24 Aralığı 25’ine bağlayan gece “kalanda/kalanta” adı verilen noel şarkıları söyleyerek Hz. İsa’nın doğumunu kutlarlar. Batı Ermenicesi’nde gağant ise yılbaşına verilen isimdir (Doğu Ermenicesinde surp dz’nunt).

ERMENİ ÇOCUKLAR 5 OCAK GECESİ DOLAŞIR
Ermeni çocuklar, 5 Ocak gecesi “Melkon, Kaspar yev Bağdasar, avedis” şarkısını söyleyerek evleri dolaşır ve İsa’nın doğumunu kutlarlar. Çocuklara küçük hediyeler ve bahşiş verilir.

392711_528500317192102_713331620_n-300x207

Yunanca kalanta olan kelime bölgemiz Rumları tarafından kalantaris (καλαντάρης) olarak kullanılmış Türkçeye kalandar ya da kalandaris, Megrelce’ye Megrelce kalanda olarak geçmiştir. Ermeni kültüründen etkilenen Tunceli (Dersim) bölgesinde gelenek yerel motiflerle birleşerek ‘Sera Sala Höyüye, kağandi, kağant’ adıyla bilinip benzer şekilde kutlanmaktadır.
Kalandar çöreği Kalandar günü köy gençlerinin evlerden topladığı malzeme ile pişirdikleri ve delikanlıların/genç kızların, bu çöreği yedikleri gece, evlenecekleri erkekleri rüyalarında göreceklerine inandıkları aşırı tuzlu çöreğin adıdır.Özhan Öztürk

DarıcaHalkDer

daricahalk-der_1450133371167

Etiketler
Sosyal Medya
Benzer Haberler
VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

* Mehmet ÇAĞLAR Mahallemiz/Macara (Gökçebel) halkından merhum Osman oğlu Hacı Mehmet ÇAĞLAR […]



  • VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

    * Mehmet ÇAĞLAR Mahallemiz/Macara (Gökçebel) halkından merhum Osman oğlu Hacı Mehmet ÇAĞLAR […]


  • GEÇMİŞ OLSUN GEÇMİŞ OLSUN

    * Ayşe FURUNCU Mahallemiz/Üstürkiya (Orta Mahalle) halkından Merhum Mustafa FURUNCU eşi Ayşe […]

  • DÜĞÜNÜMÜZ VAR DÜĞÜNÜMÜZ VAR

    * Elif ATALAY – Atakan KOLAYLI Biz; Mahallemiz/Sarana (Özlüler M.) halkından Belgin […]